Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/13898 E. 2012/38922 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13898
Karar No
2012/38922
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Gerekçeli kararın başlık bölümünde suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde ilavesi mümkün görüldüğünden; 5237 sayılı TCK'nın 58/1. maddesinde yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." düzenlemesi karşısında infaz edilmeyen mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre esas kabul edilemeyeceği şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın Balıkesir Halk Eğitim Merkezi Müdürü ... ’ı telefon ile arayarak kendisini Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde görevli ... olarak tanıtıp, usta öğreticilerden kadrolu öğretmen olarak atanacak kişileri seçmek ile görevlendirildiğini, fakülte mezunu olan müştekilerin atamalarının yapılabileceğini söyleyerek bu kişilerin öğretmenlik yapabilecek nitelikte olup olmadıklarını sorduğu, bunun üzerine ... ’ın müşteki ...'yi arayarak olayı anlattığı, müşteki ...'nin verilen telefon numarasından sanığı aradığı, sanığın atamasının yapılması için masraf olarak 340 TL istediği ve parayı yatırması için müştekiyi PTT'ye yönlendirdiği, müştekinin havale göndereceği sırada ... ’ı araması ve ... 'ın olayı araştırdığını, bu şahsın dolandırıcı olabileceğini söylemesi üzerine parayı yatırmaktan vazgeçtiği; sanığın diğer müşteki ...’ı ise cep telefonundan arayarak kendisini Milli Eğitim Bakanlığı Personel Daire Başkanlığında görevli ... olarak tanıtıp, ataması konusunda yardımcı olacağını, bunun için masraf olarak 340 TL yatırması gerektiğini söylediği, müştekinin PTT'den sanık adına 340 TL yatırdığı, aradan bir saat geçtikten sonra sanığın müştekiyi arayarak parayı geri çekmesini istediği, bunun üzerine müştekinin işlemi iptal ederek parayı geri aldığı şeklindeki eylemlerde, sanığın herhangi bir kamu kurumunun maddi varlığını kullanmaması ve PTT kurumunun ödeme vasıtası olması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Temel cezanın belirlenmesinde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/13898, K. 2012/38922, T. 12.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-13898-e-2012-38922-k-ceb94edd9b9c