Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/15361 E. 2008/5438 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/15361
- Karar No
- 2008/5438
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile kızı ...'in evli iken oturmaları için ev aldığını, kızının tapu dairesine gelememesi nedeniyle tapunun davalı üzerine yapıldığını, ancak davalının kendisine, eşi olan kızına karşı müessir fiilde bulunduğu gibi, eşini başka kadınlarla aldıttığını, bu durumda bağıştan dönme koşullarının geçekleştiğini bildirip, Karşıkaya Şemikler Mahllesi 9868 ada 1 parsel 4.Kat 26 nolu bağımsız bölümün, fazla hakları saklı kalarak değeri olan 170.000 YTL'nin faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, iddianın doğru olmadığını ve yazılı belge ile ispatı gerektiğini, istenen miktarın fahiş olduğunu, davacının en fazla tapuda gösterilen satış bedelini isteyebileceğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı ile evli olan kızının birlikte oturmaları için davacı tarafından alınıp bağışlanan ve davalı adına tapuda kayıtlı olan evin, bağıştan rücuu nedeniyle bedelinin tahsili talebi ile açılmıştır. Tüm dosya kapsamından davalı ile dava dışı davacının kızı olan ...'in 1997 yılında evlendikleri, davalının eşini başka kadınlarla adatması nedeniye 30.5.2005 tarihinde boşandıkları ve boşanma kararının kesinleştiği yine davalının kayınpederi olan davacıya, eşi olan ...'e karşı müessir fiilde bulunduğu, bu fiili nedeniyle Karşıyaka Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/1255 esas 2006/176 karar sayılı 1.3.2006 tarihli kararı ile cezalandırıldığı, dava konusu dairenin 24.7.1998 tarihinde satıcı ... tarafından akit taplosunda gösterilen 4.040.000.000 lira bedelle davalı ...'a satıldığı ve halen davalı adına tapuda kayıtlı olduğu husuları sabittir. Taraflar arasındaki ihtilafın çözümü için öncelikle, dava konusu evin davacı tarafından alınıp davalıya bağışlandığımı, yoksa davalı tarafından bedeli ödenerek satın alındığımı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. Yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanlarından dava konusu evin 14.000.000.000 liraya davacı tarafından pazarlığı yapılarak parası ödenip alındığı, o zaman damadı olan davalı ile eşinin oturmaları için bağışlandığı, tapusununda davalı adına yapıldığı, bilhassa taşımazı satan ve önceki malikin eşi ... ve davalı ile o zaman ki eşinin ... yerindeki arkadaşları dairenin davacı tarafından parası ödenerek kızı ve damadının oturması amacıyla alınıp, tapusunun davalı adına yapıldığını bildirmişlerdir. Davalı şahitlerinin bir kısmı tarafından ödenen satış bedelinin davacı tarafından davalıya borç olarak verildiğini ve davalının da bunu davacıya ödediğini bildirmişlersede, bu şahitleri davalının yakın akrabaları ve yakınları olmaları nedeniyle beyanları samimi görülmeyerek itibar edilmemiştir. Öyle olunca, celbedilen davacıya ait banka kayıtları ilede doğrulanan davacı şahitlerinin beyanlarına itibar olunması gerekmiş ve dava kunusu dairenin davacı tarafından satın alınıp, eşi ile birlikte oturması için damadına bağışladığı hususunda heyetimizde tam bir kanaat oluşmuş ve davalı savunmasının doğru olmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu daire davacı tarafından davalıya bağışlandığına, davalının (davacı ve kızına müessir fiil, kızına aldatma aldatma gibi) sabit olan fiileri sonucu davalı kızından da boşanma geçekleştiğine göre, BK 244/1.maddesi gereği bağışlananı istemekte haklıdır. Davacının bağıştan dönmekte haklı olduğu kanıtlandığı halde, deliller tartışılıp, hangi delilin diğerlerine neden üstün tutulduğu belitilmeden HUMK 388/3. maddesi ile Anayasanın 141.maddesine aykırı olarak, "davanın kanıtlanamadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla" gibi soyut ifade ile gerekçeden yoksun bir şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece, dava konusu dairenin dava tarihindeki belirlenen bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyizeden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 550 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 16.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.