Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2012/24558 E. 2013/39025 K.
Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/24558
- Karar No
- 2013/39025
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Tebliğnamenin sanık hakkında TCK'nın 58. maddesindeki mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağına ilişkin bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir. 1-Suçun işlendiği yerin kırtasiye ve gıda dükkanı olarak işletilen müştekiye ait işyeri olduğu ve olayın gerçekleştiği zaman dilimi itibarıyle açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutad olan yerlerden olup işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek bu suçtan CMK'nın 223/2a maddesi gereğince beraati yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine kararı verilmesi, 2-Kollukça şüphe üzerine yakalandığında arkadaşı ...'in üst aramasında çıkan 260 TL paranın müştekinin işyerinden çalınan paralardan olduğunu beyan ederek rızasıyla kısmi iadeyi sağladığı gibi müştekinin kalan parasını iade etmek istediğini müştekinin kabul etmediğini iddia etmesi karşısında, öncelikle müştekiden kısmi iade nedeniyle rızası sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.'nın 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması, müştekinin rızasının bulunmaması halinde tevdi mahalli tayini ile müştekiye iade edilmek üzere kalan paranın sanık tarafından ödenmesi halinde TCK'nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Sanık hakkında Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 674-700 sayılı, 03.03.2008 tarihinde kesinleşen hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması yerine, daha az cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması, 4-Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.