Yargıtay · 13. Ceza Dairesi

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2012/22831 E. 2013/36887 K.

Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2012/22831
Karar No
2013/36887
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: UYAP ortamından alınan nüfus kaydının incelenmesinde, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/01/2010 kesinleşme tarihli ve 2009/502-657 sayılı kararı ile sanık ...'ın doğum tarihinin 25/10/1992 olarak düzeltilmesine karar verildiğinin tespit edildiği; sanığın değiştirilen doğum tarihine göre de suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu, bu sebeple yaş küçüklüğü nedeniyle indirim oranının değişmeyeceği anlaşılmakla; gerekçeli karar başlığındaki doğum tarihinin mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülerek, bozma nedeni olarak yazılmamıştır. I) Sanık ...'a yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin, sonuçları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde yer alan erteleme hükümlerine göre daha lehe olduğu ve öncelikle değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.2.2010 tarih 2009/ 3-244 E, 2010/36 sayılı ve benzeri içtihatları gözetilerek sanık tarafından, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde öngörülen objektif koşullardan zararı karşılama koşulunun yerine getirilmediğinin anlaşılması karşısında, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ... ve arkadaşlarının, müştekinin oturduğu ... adresindeki eve 21/11/2009 günü gündüz saat 14:30 sularında girerek hırsızlık yapmalarının ardından, aynı gün saat 16:00 sularında ... numaralı sokak içerisinde şüpheli şahısların bulunduğu şeklindeki anons üzerine ihbara konu yere giden görevlilerce yakalandıklarının ve üzerlerinde müştekinin evinden çalınan eşyaların ele geçirilmediğinin ve bu suretle sanığın eyleminin tamamlandığının anlaşılması karşısında; tebliğnamede hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ... hakkında da 5395 sayılı Kanunun 5/1-a maddesi gereğince danışmanlık tedbirinin uygulanması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ 5395 sayılı ÇKK 5/1-a maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk sanık hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına ’’ şeklindeki bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; II) Sanık ...'a yüklenen mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları bakımından yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Sanığın suç tarihinde kayden sabıkasız olduğu; konut dokunulmazlığını ihlal suçunda, suçun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilmesi suretiyle, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate ulaşılarak tayin edilen cezanın ertelendiği; erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi; 2)5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesine aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşından küçük ve sabıkasız olan sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları nedeniyle hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının aynı yasanın 50/1. maddesi uyarınca adli para cezası ya da seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi; 3)5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ... hakkında da 5395 sayılı Kanunun 5/1-a maddesi gereğince danışmanlık tedbirinin uygulanması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/22831, K. 2013/36887, T. 28.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-ceza-dairesi-2012-22831-e-2013-36887-k-a159e00147f3