Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2012/13031 E. 2013/24554 K.
Konu: Hırsızlığa Teşebbüs, İşyeri Dokunulmazlığı Suçuna Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13031
- Karar No
- 2013/24554
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlığa Teşebbüs, İşyeri Dokunulmazlığı Suçuna Teşebbüs
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığı suçuna teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. A-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, B-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, işyerinin asma kilitlerini kırarak eylemlerini gerçekleştirdiği anlaşılmakla TCK’nın 142/1-b maddesi yerine 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması, 2-Sanıklar ... ve ...'ın 16.01.2008 tarihinde Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan talimat sorgusu sırasında, sorgudan önce, ifadelerini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayarak 5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 3–5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine aykırı olarak, mahkûmiyet hükmüne dair gerekçeli kararda sanık ...'ın baba adının nüfus kaydına uygun olarak "..." yerine "..." olarak yazılması ve nüfusa kayıtlı olduğu yerin yazılmaması, 4-Sanıklar müdafiinin 01.04.2008 tarihli oturumundaki lehe olan hükümlerin uygulanması isteminin taksitlendirmeyi de içerdiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, 5- Sanıkların sebep olduğu yargılama giderinin sanıklardan payları oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken müteselsilen alınmasına karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.