Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/8857 E. 2012/11432 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/8857
- Karar No
- 2012/11432
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın şahsi çeviklikle tırmandığı salon penceresini sert bir aletle zorlayarak açıp müştekiye ait eve girmesi ve evden 4.000 TL değerinde para, saat, cep telefonu ve ziynet eşyası alması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 151/1 maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçların da suç tarihi itibariyle CMK'nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu gözetilip taraflara uzlaşma sorularak sonucuna göre, lehe olan Yasanın belirlenmesi gerekirken suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2-Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki c ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-a, b ve d bendinde belirtilen haklardan sanığın yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.