Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/29323 E. 2013/2076 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/29323
- Karar No
- 2013/2076
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A- Geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından yapılan incelemede; Sanığın müdafi huzurunda verdiği kolluk beyanında asker arkadaşı olan ve olay sonrası yakalanamayan ... ...'ın gözcülüğünde atılı suçu işlediğini kabul etmesi karşısında birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını ihlal eden sanık hakkında, TCK'nun 119/1-c maddesinden artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, B- Hırsızlık ve mala zarar verme suçları bakımından yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Olay sonrası şüphe üzerine kollukça yakalanan sanığın kimlik sorgulaması yapıldıktan sonra serbest bırakıldığı, sonrasında hırsızlık ihbarı gelmesi üzerine sanığın iki sokak ilerde tekrar yakalandığı ve elindeki poşette müştekinin evinden aldığı suça konu bazı eşyaların bulunduğu anlaşılmakla, sanığın kesintisiz takip sonucu yakalanmadığı ve hırsızlık eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK'nun 35. maddesinin uygulanması, 2- Müştekinin 20.02.2007 tarihli savcılık beyanında sanığın yakınlarının kendi zararını tam olarak karşıladıklarını söyleyerek şikayetinden vazgeçmesi karşısında etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce gerçekleştirildiği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nun 168. maddesinin 1. fıkrası uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında karşı temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın ceza süresi bakımından korunmasına, 30.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.