Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/21498 E. 2011/3557 K. – Muhkem Eşyayı
Konu: Muhkem Eşyayı Kırarak Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/21498
- Karar No
- 2011/3557
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhkem Eşyayı Kırarak Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A-Sanıkların müşteki ...'ya karşı işledikleri hırsızlık suçu ile sanık ...'ın müşteki ...'e karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 1-Sanıklara, müşteki ...'ya karşı eylem nedeni ile yüklenen 765 sayılı TCK'nun 491/4. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi 23.09.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, 2-Sanık ...'a, müşteki ...'e karşı eylem nedeni ile yüklenen 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e,2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihi 23.09.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, B-Sanık ... hakkında müşteki ...'e karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, suç ve cezaların tespitine ilişkin olay tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu kapsamda mağdurun 26.09.2003 tarihinde alınan beyanında sanıklardan şikayetçi olmadığını bildirmiş olması ve sonradan şikayetçi olduğuna ilişkin beyanın sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı yasanın 142. maddesine eklenen 4. fıkrasının yürürlük tarihi 06.12.2006 tarihinden önce hırsızlık suçu ile birlikte işlenen, mala zarar verme suçunun şikeyete tabi olduğu ve mağdurun şikeyetinin bulunmadığı, ayrıca işyeri dokunulmazlığı suçunun 5237 sayılı yasanın 119/1-c maddesi uyarınca takibinin şikayete tabi olmayıp uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği, taraflara bu suçtan uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre lehe yasanın belerlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 24.10.2011 gününden oybirliğiyle karar verildi.