Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/13571 E. 2011/5483 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13571
- Karar No
- 2011/5483
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet ve zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair karar Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A-Sanığın yakınanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, B- Sanığın yakınan ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 26.10.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE, C- Sanığın yakınan ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın yakınana yönelik eylemini 24-25.12.2002 tarihinde belirsiz bir saat ve zaman diliminde işlediğinin anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulünün gerektiği ve bu halde sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.'nın 493/1, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nın aynı suça uyan 142/1-b; 116/2 ve 151/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün halinde uygulanıp suç tarihi itibarıyle uzlaşma kapsamında olan işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 sayılı Yasanın 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddeleri de gözetildiğinde, uzlaşma sağlanmasa dahi mahkemece hüküm kısmında yapılan karşılaştırmaya göre, 5237 Sayılı TCK'nın 142/1-b, 151/1 ile 116/2 maddelerinin sanık lehine olduğu gözetilmeden, 765 Sayılı TCK'nın sanık lehine olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.