Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/740 E. 2026/4279 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/740
- Karar No
- 2026/4279
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı ve katılma yoluyla davacı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, davacı üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince borçlu şirket çalışanının davacı firmanın eski çalışanı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri, borçlu şirket çalışanlarının davacı firmanın yemekhanesinden faydalanması ve borçlu çalışanın İstanbul 28. İş Mahkemesi 2021/311 Esas sayılı dosyada sigortasının borçlu firma tarafından yatırılması ancak tüm hizmeti davacı firmaya verdiğine yönelik ifadesi vb. gerekçelerle davacının davasının reddine karar verdiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince haciz yapılan adresin 3. kişinin adresi olduğu, bu adresin takip talebinde veya ödeme emrinde yazılı adres olmadığı, borçlunun hazır olmadığı, borçluya ait bir belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi lehine olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, istihkak davasının kabulüne, ihtirazi kayıtla ödenen paranın iadesine karar verilmiştir.
1-Davacı üçüncü kişinin tazminata ilişkin temyiz incelemesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; 11.11.2020 tarihinde yapılan haczin davacı 3. kişinin adresinde yapıldığı, takip dayanağı cari hesap ekstresindeki adresin haciz adresi olduğu, haciz sırasında üçüncü kişi vekilinin "borçlu ile ticari ilişkimiz vardır bu binanın 2. Kat B bloğunda irtibat ofisi olarak borçluya alt kiralama yapıldığının beyan edildiği," haciz sırasında alacaklı vekilinin borçluya ait telefon numarasının arandığında, 3. kişi firmanın telesekreterinin bağlandığı, yine davacı vekilinin beyanıyla "gizlilik esasları gereğince borçlu ile aynı uzantılı mail adreslerinin kullanıldığı," davalı tanığı ..'ın İstanbul 44. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/79 Esas sayılı dosyası, 22/9/2022 tarihli celsedeki beyanında; "borçlu firmanın eski çalışanı olduğunu, haciz mahallindeki binada çalıştığını, bu binaya davacı üçüncü kişi firmanın kartıyla girdiğini, yemek kartlarında davacı firmanın ismi yazdığı, yemekhane ve cafeteryayı davacı
firma ile ortak kullandıklarını, aynı internet ağını kullandıklarını, arıza olduğunda davacı firmanın yetkili servisinin geldiğini, çalıştıkları tek firmanın davacı firma olduğu, borçlu firmanın hesaplarını davacı firma çalışanının hergün gelip kontrol ettiğini" beyan etmiştir. ... Sicil Kayıtlarının incelenmesinde borçlu firmanın haciz adresinde iken, borcun doğum tarihine yakın (01.06.2020) tarihte adresten ayrıldığı görülmüştür. Kayıtların geçmişe yönelik incelenmesinde davacı firmanın 27.01.2000 tarihindeki .. .. Mah. .. Yolu No .. .. adresine taşındığı, 13.09.2007 tarihinde bu adrese borçlu firmanın da taşındığı, davacı firmanın 14.01.2010 tarihinde haciz adresine taşındığı, borçlu firmanın da 05.02.2010 tarihinde bu adrese taşındığı, her iki firmanın 13 yıl aynı adreslerde birlikte oldukları görüldüğü, bilirkişi raporuna göre borçlu firmanın yetkilisinin son sgk kaydının davacı firma olarak gözüktüğü, davacı firmanın envanter defterlerinin sunulmaması nedeniyle mahcuzların envanter defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği görülmüş olup, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İİK'nin 97/a maddesi gereğince borçlu ve üçüncü kişinin malı birlikte elde bulundurduğunun kabulü gerekir, bu mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından ispat edilemediği görülmekle dosya kapsamına uygun olmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte yazılan gerekçe ile davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı gerekçelerle alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesinin 06.11.2025 tarihli, 2024/1222 Esas, 2025/2526 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.