Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/9760 E. 2026/3608 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9760
- Karar No
- 2026/3608
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibine karşı şikayetçi ipotek verenlerin İcra Mahkemesine başvurularında; takip dayanağı ipotek akit tablolarının tasdikli örneklerinin icra dosyasına sunulmadığı, ipotek verenlerin icra emrinde borçlu olarak gösterildikleri iddiaları ile birlikte, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince; hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulü ile icra emrinin şikayetçiler yönünden iptaline karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hesap kat ihtarnamesi tebliğlerinin usulsüz olduğu gerekçesi ile şikayetçilerin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile takibin şikayetçiler yönünden iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 150/ı maddesinde; "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir..." hükmüne yer verilmiştir.
İİK'nın 68/b maddesinde ise; "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi yer almaktadır. Görüleceği üzere, şikâyetçi/borçluya, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, takip borçlusuna, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekir. Sözleşmede ya da ipotek akit tablosunda gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığı ile krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bu şekilde bildirilmediği durumlarda, hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Somut olayda, şikayetçi/ipotek verenlerin; takibe konu ipotek akit tablosunda yer alan "... Mah. ... Cad. ... Evler No:... İç Kapı No:.../İstanbul" adreslerine şikayete konu ... Noterliğinin 12.06.2023 tarih, ... yevmiye nolu hesap kat ihtarının, 15.06.2023 tarihinde, “Muhatabın tebliğ anında adresinde bulunmaması sebebiyle aynı konutta ikamet eden annesi ... imzasına tebliğ edildi.” şerhi ile tebliğ edildiği görülmektedir. Her ne kadar; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi ipotek verenlerin hesap kat ihtarlarının tebliğ edildiği ipotek akit tablosundaki adreste oturmadıkları, güncel adreslerinin farklı olduğu tespit edilmiş ve buna göre de hesap kat ihtarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği değerlendirilmiş ise de, şikayetçi/ ipotek verenlerin adres değişikliğini krediyi kullandıran tarafa bildirmedikleri, daha sonrasında icra emirlerinin de aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve aynı şerh ile anneleri ... imzasına tebliğ edildiği anlaşılmakla İİK’nın 68/b maddesi uyarınca şikayetçi/ ipotek verenlere çıkarılan hesap kat ihtarının adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağından, anılan hesap kat ihtarlarının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve buna bağlı olarak takip şartının da gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Dolayısı ile anılan hesap kat ihtarlarının usulsüz tebliğ edildiği ve şikayetçi/ipotek verenler aleyhine ipoteğe dayalı ilamlı takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline hükmedilmesi yerinde değildir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile takibin iptali doğru olmayıp, sair istinaf sebeplerinin incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 08.10.2025 tarih ve 2024/942 E.–2025/2268 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.