Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/8254 E. 2026/4260 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8254
Karar No
2026/4260
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.06.2024 gün, 2023/10285 E- 2024/5746 K sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece bir önceki karada belirtilen gerekçeler ile davanın kısmen kabulü ile davalı ... Otomotiv Şti 'nin .. ili .. ilçesi, .. mah. .. mevkii 17... parsel sayılı taşınmazda davalı ...'a satışına yönelik tasarrufun iptali ile davacıya .. İcra Müdürlüğünün 2013/9054 esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak satış ve cebri icra yetkisi verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bozma ilamında; "Mahkemece davalı ...'nin dava konusu gayrımenkulün değerini ödediğini ispat edemediği gerekçesi ile onun yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, tasarrufun iptali davalarında 4. kişiler yönünden iptale karar verilmesi için , davalı ...'nin davalı borçlu şirketin durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun somut deliller ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından dosyaya bahsi geçen delillerin ibraz edilemediği, davacı vekilinin 16.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini tazminata çevirdiğini beyan etmiş olmasına rağmen davalı 4. kişi ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca eldeki dava açıldıktan sonra davalı borçlu şirketin Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.05.2019 tarih, 2019/184 E- 2019/341 K sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, bu kararın da yargıtay denetiminden geçerek 02.03.2021 tarihinde kesinleştiği, iflas işlemlerinin Edirne İcra Müdürlüğü’nün 2019/1 İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iflas idaresi tarafından iş bu davanın davacı tarafından takip edilme yetkisinin verildiği, bu durumda Mahkemece İflas İdaresi hakkında lehe veya aleyhe hüküm kurulması gerekirken, davacı lehine hüküm kurulmasının da doğru olmadığı " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2023 gün, 2022/313 E- 2023/468 K sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki benttler haricindeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Mahkemece bozma ilamına uyulduğunu beyan etmişse de bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. 1.Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır. İİK.nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu taşınmaz davalı borçlu şirket tarafından şirket sahibinin kardeşi olan ...'a ondan da davalı ...'ne devredilmiştir. Mahkemece davalı ...'nin dava konusu gayrımenkulün değerini ödediğini ispat edemediği gerekçesi ile onun yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, tasarrufun iptali davalarında 4. kişiler yönünden iptale karar verilmesi için , davalı ...'nin davalı borçlu şirketin durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun somut deliller ile ispatlanması gerekmektedir. Davacı tarafından dosyaya bahsi geçen delillerin ibraz edilemediğinin anlaşılmış olmasına ve davacı vekilinin 16.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini tazminata çevirdiğini beyan etmiş olmasına rağmen davalı 4. kişi ... yönünden davanın reddine karar verilip, davalı ...'ne devredildiği tarihteki gerçek değeri üzerinden davalı ...'ın tazminat ile sorumlu tutulması gerekirken ve bu yönde de davacı vekilinin ıslah dilekçesi de olmasına rağmen yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca mahkeme gerekçesinde davalı 4. kişi ...'nin kötü niyetinin ispat edilemediği kabul edilmişse de gerekçe ve hüküm arasında da çelişki oluşturulmuştur. 3-Önceki bozmalarda da; eldeki dava açıldıktan sonra davalı borçlu şirketin Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.05.2019 tarih, 2019/184 E- 2019/341 K sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, bu kararın da yargıtay denetiminden geçerek 02.03.2021 tarihinde kesinleştiği, iflas işlemlerinin Edirne İcra Müdürlüğü’nün 2019/1 İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iş bu davanın davacı tarafından takip edilme yetkisinin verildiği, kararın İflas İdaresi hakkında lehe veya aleyhe kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen davacı .. Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü lehine hüküm kurulması da doğru değildir.

4-Ayrıca; davanın dayanağının Edirne 1. Müdürlüğü'nün 2013/9055 E. sayılı icra dosyası olduğunun belirtilmesine rağmen gerekçeli kararda ısrarla 2013/9054 E. sayılı icra dosyasının yazılması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde yazılı sebeplerle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/8254, K. 2026/4260, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-8254-e-2026-4260-k-9f0da14b71a7