Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4036 E. 2025/5814 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4036
Karar No
2025/5814
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte; bir kısım borçlular vekilince, takibe konu senette tahrifat iddiası ile senedin kambiyo vasfına ve borca itiraz edildiği ve ödeme emri ile takibin iptali ve aleyhe tazminat istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve tazminata hükmedildiği, borçlular vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, borca itirazın kısmen kabulüne ve tazminata karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; davacı borçlular vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının ise kabulü ile kararın bozulmasına hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemiz bozma ilamına uyularak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir." hükmü yer almaktadır. Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. Öte yandan, tahrifat iddiasının incelenmesi, HMK'nun 266. maddesi gereğince, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hâkim tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın tahrifatın olduğu ya da olmadığı sonucuna varılamaz. (HGK’nun 14.05.2003 tarih, 2003/12-347 E. - 2003/345 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta; 25.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda ‘..senedin alacaklısının belirtildiği bölümün ilk yazım esnasında; - ... ve ... – olarak yazıldığı, -ya- ibaresinin ise aynı hanenin yazımında kullanılan kalemden farklı mürekkepli ikinci kalemle ilave yazım yoluyla yazıldığının tespit edildiği dolayısıyla ‘ya’ ibaresinin şikayete konu senede sonradan eklendiğinin net bir şekilde tespiti ile lehtar hanesinde yazılı kısmın ilk halinin ‘... ve ...’ olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar anılan bilirkişi raporunda belirtilen değişikliğin tahrifat amacıyla mı yoksa yazım yanlışlığı vb. bir durumun giderilmesi amacıyla mı yapılıp yapılmadığı hususunda kati bir beyanda bulunulamadığı belirtilmiş ise de böyle bir tespitin yapılması şart olmayıp gerekli de değildir. Aslolan senedin ilk halinden farklı bir hale getirilip getirilmediğidir. Yapılan ve tespit edilen değişiklik sebebiyle lehtarların alacak hakkı, bir başka deyişle talep edebilecekleri miktar doğrudan etkilenmektedir. Sonuç itibari ile senedin ilk halinin lehdar kısmında ‘... ve ...’ yazılı olduğu dolayısıyla senette iki lehtar bulunduğu görülmektedir. Bu durumda alacaklı olan lehtarların her birinin senet bedelinin ancak ½ sini isteyebileceği açıktır. O halde, bir kısım davacılar vekilinin borca itirazının kısmen kabulü gerektiği ve nitekim 25.04.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile de bu şekilde hüküm kurulduğu ancak anılan kararın onanması gerekirken maddi hataya müsteniden Dairemizce kararın bozulduğu, sonrasında ise Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyulduğu anlaşıldığından, 18.04.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davacı/Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18.04.2025 tarih ve 2024/2364 E. - 2025/886 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/4036, K. 2025/5814, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-4036-e-2025-5814-k-35d93726002e