Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2953 E. 2025/5120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2953
Karar No
2025/5120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 ödeme emri tebliği üzerine borçlunun İİK'nın 168/4. Maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda imzaya itirazın kabulü yönünde verilen kararın alacaklı tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği; Dairemizce; bilirkişi raporlarındaki çelişkili tespitlerin giderilmesi için yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak şekilde 3 kişilik bir heyetten hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, bozma sonrası mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine %20 icra inkar tazminatı ile %10 para cezasına hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir. İİK'nın 170/3. maddesinde; "İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur....", aynı maddenin son fıkrasında da "...İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum eder..." hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece Dairemizin bozma ilamı sonrası aldırılan ve hükme esas alınan 22.03.2024 tarihli ... Jandarma Kriminal bilirkişi raporunda özetle; "...inceleme konusu senedin ödeyecek hanesinde .... adına atfen atılı bulunan imzalar ve ...'in mevcut mukayese imzalarının kişiye atfedilebilecek yeterlilikte kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyen, kolaylıkla taklit edilebilecek tarzda basit tersimli imzalar olduğu, söz konusu imzaların ...'in el ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmek mümkün olmamıştır..." şeklinde görüş bildirildiği, dolayısıyla imzaların borçluya ait olup olmadığı hususunda kesin bir tespite gidilemediği anlaşılmıştır.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; imzanın borçluya aidiyetinin tespit edilememesi nedeniyle, İİK'nın 170/3. maddesine aykırı olarak alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Niğde İcra Hukuk Mahkemesinin 04.02.2025 tarih ve 2024/63 E.-2025/27 K. sayılı kararının hüküm bölümünün icra inkar tazminatı ile ilgili 2 nolu ve para cezası ile ilgili 3 nolu bentlerinin tamamen silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nın 366. ve HUMK’nın 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 02.07.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/2953, K. 2025/5120, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-2953-e-2025-5120-k-16fb5bef7c1c