Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/891 E. 2023/4933 K. – İstihkak İddiası
Konu: İstihkak İddiasının Reddi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/891
- Karar No
- 2023/4933
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak İddiasının Reddi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı alacaklı vekili; borçlu ile davadışı Anı Gayrimenkul şirketi ve davalı üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olduğunu, grup şirket olduklarını, muvazaalı işlemler yapıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve davadışı Morgül Otelcilik ve Turizm A.Ş.'nin alt kiracı olduğu otelde 28.05.2019 tarihinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkili şirketle davalı borçlu şirketin ticari merkezlerinin farklı olduğunu, borçlu şirket ile aralarında fiili ve organik bağ bulunmadığını, menkullerin otelin eklentisi olarak tapuda tescilli olduğundan haczi mümkün olmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı borçlu vekili; hacze konu malların bankaya rehinli olduğunu, tapuya şerh edilmiş eklenti niteliğinde bulunduğunu, İİK'nın 83/C maddesi gereğince taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczedilemeyeceğini, organik bağ iddiasının doğru olmadığını, malların borçluya ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ve davalı 3. kişi şirketin ortaklık yapılarının ve şirket merkezlerinin farklı olduğu, banka kayıtlarında borçlu ve üçüncü kişi arasında fiili irtibatın tespit edilemediği, davanın davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı alacaklı, borçlu ile 3. kişi arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketin aynı şahıslarca yönetildiğini, ... Gayrettepe Şubesine müzekkere yazılmadığını, mail çıktılarının dikkate alınmadığını, tanıkların davalı şirket çalışanları olduğunu, borçlunun borçtan kurtulması amacıyla muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı alacaklı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla şirketler arasında organik bağ olduğunu, perdeyti aralama teorisi uygulanması gerektiğini, talebe rağmen Gayrettepe ticari merkez şubesine müzekerre yazılmadığını, şirketlerin ortak mal ve nam hasabına hareket ettiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu 28.05.2019 tarihli haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu ortak veya yetkilisi hazır olmadığı gibi borçlu adına belge bulunmamıştır. Haciz yapılan otelin malikinin üçüncü kişi şirket olduğu, haciz sırasında üçüncü kişi şirketin kiracısının hazır bulunduğu görülmüş, borcun doğum tarihi itibariyle borçlu ile üçüncü kişi ortak ve yetkililerinin farklı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksi davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilememiştir. Bu durumda, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.