Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/8650 E. 2024/4525 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8650
Karar No
2024/4525
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi DAVACI/ŞİKAYETÇİ : ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi 3. kişi (taşınmaz maliki) ... icra mahkemesine başvurusunda, taşınmaz üzerine konulan haczin İİK’nın 106-110 maddeleri gereği düştüğünü, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. 1- İİK’nın 106-110 maddeleri gereği haczin düştüğüne ilişkin şikayet yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Alacağın zamanaşımına uğradığı şikayeti yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. İİK’nın 283 maddesine göre hacizde iptal davasını kazanan alacaklı, tasarrufa konu mal borçlunun imiş gibi haciz ve satışını isteyebilir. Dava konusu tasarrufun davacının alacağı oranında iptaline karar vermekle yetinir. Mahkeme bundan başka davacının alacağının davalılardan tahsiline karar veremez. İptal davasını kazanan alacaklı malı borçlununmuş gibi haczettirebileceğinden taşınmazın maliki olan üçüncü kişiye bir icra takibi yapmasına gerek yoktur. Somut olayda şikayetçi tasarruf iptali davasında taşınmazı muvazaalı devralan üçüncü kişi konumunda olup, tasarrufu iptal davasının kabulü ile takip borçlusu haline gelmez. Zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını ancak takip borçlusu ileri sürebilir. Bu nedenle, şikayetinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 09.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/8650, K. 2024/4525, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2023-8650-e-2024-4525-k-9ba2c7933165