Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/8552 E. 2024/5149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8552
- Karar No
- 2024/5149
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 02/03/2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nun 363/1. maddesi ile aynı Kanunun bazı maddelerinde (m. 134/4, m. 97/5, m. 36/5 gibi), istinaf yoluna başvurulamayacak icra mahkemesi kararları sayılmıştır. Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, takip borçlusu tarafından ileri sürülen, İİK'nın 106-110. maddeleri gereğince süresinde satış istenmemesi nedeniyle haczin kaldırılmasına ilişkin olup, anılan karar İİK'nın 363. maddesinde istinaf edilebilen kararlar arasında sayılmadığından bu karara karşı istinaf yolu kapalıdır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince İİK'nın 365/3 maddesi gereğince istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonuç itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 21.05.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı: 02/03/2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nun 363/1. maddesi ile aynı Kanunun bazı maddelerinde(m. 134/4, m. 97/5, m. 36/5 gibi) istinaf yoluna başvurulamayacak icra mahkemesi kararları sayılmıştır. Yine aynı Kanunun 365/1-son maddesinde de istinaf yoluna yapılacak başvurunun yukarıda belirtilen kararlara ilişkin olması halinde istemin icra mahkemesince reddedileceği, Bölge adliye mahkemesince de icra mahkemesince reddine karar verilmemiş başvurunun geri çevrilmeyip doğrudan kesin karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar; “takip borçlusu tarafından ileri sürülen, İİK'nın 106-110. maddeleri gereğince süresinde satış istenmemesi nedeniyle haczin kaldırılmasına” ilişkin olup, anılan karar İİK'nın 363/1. maddesinde istinaf edilebilen kararlar arasında sayılmadığından bu karara karşı istinaf yolu kapalıdır. İstinaf edilemeyecek karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı da tartışmasızdır. Hal böyle olunca, istinaf edilemeyecek bir karara ilişkin olarak gerek Bölge adliye mahkemesince gerekse de Yargıtay tarafından esastan inceleme yapılamayacağı gibi Bölge adliye mahkemesince sehven esastan inceleme yapılsa dahi ilk derece mahkemesince verilen karara karşı gerek istinaf yolu gerekse de temyiz yolu kapalı olduğundan Yargıtay tarafından Bölge adliye mahkemesince verilen işbu karar esastan incelenemeyecektir. Bir başka ifadeyle istinaf edilemeyecek bir karara ilişkin olarak Bölge adliye mahkemesince esastan inceleme yapılıp verilecek karara karşı temyiz yoluna başvurulması halinde; Yargıtay tarafından esastan inceleme yapılamayacağından, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekecektir. Sayın çoğunluğun görüşünün yerinde olduğu bir an için kabul edilse dahi; istinaf yolu kapalı olan karara karşı yapılan istinaf istemi üzerine Bölge adliye mahkemesince sehven esastan inceleme yapılarak ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulması halinde, işbu karara karşı yapılacak temyiz istemi üzerine bu defa istinaf yolu kapalı dolayısıyla da temyiz yolu kapalı olan karar nedeniyle bozma kararı vermemiz gerekir ki; bu da anılan maddenin konuluş gayesine aykırılık teşkil edecektir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz dilekçesinin reddi yerine sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum. 21.05.2024