Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/6226 E. 2024/4588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6226
Karar No
2024/4588
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi DAVACILAR : Borçlular : ..., ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı şikayetçi borçlular ... ile ... ... A.Ş.’nin 5 günlük borca itiraz süresi içerisinde 15.8.2019 tarihinde icra mahkemesine başvurarak; takip dayanağı senedin teminat amacıyla verildiğini, takipte istenen işlemiş faiz miktarı ile işleyecek faiz oranının fahiş olduğunu, icra dairelerinde yabancı para alacağına dayalı takip yapılamayacağını ve takipte asıl alacak ile faiz alacağının TL karşılığının ayrı ayrı gösterilmediğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, borca itiraz incelemesinin devamı sırasında icra takibinin kesinleşmesinden sonra 31.10.2019 tarihinde ise borçlu ...’ın icra mahkemesine başvurarak, takip konusu borcun 03.10.2019 tarihinde alacaklıya haricen ödendiğini ve buna dair ödeme belgesi alındığından bahisle itfa nedeniyle takibin iptalini istediği ve bu şikayetin asıl borca itiraz dosyasında birleştirildiği, İlk Derece Mahkemesince asıl dosyada borca itirazın kısmen kabulü ile 3.533,56 USD’ı aşan işlemiş faiz yönünden takibin durdurulmasına, sair borca itirazların, borçlunun tazminat isteminin ve ödeme emrine yönelik şikayetlerin reddine, borçlular aleyhine reddedilen kısım üzerinden hesaplanan % 20 oranında tazminata hükmedilmesine, birleşen şikayetin de kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından birleşen şikayet dosyası yönünden temyiz edildiği görülmüştür. İİK’nın 71/1. maddesine göre, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Bu istemin kabul edilmesi için itfa itirazının İİK’nın 71/1. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta; takibin kesinleşmesinden sonra birleşen dosyada ileri sürülen itfa şikayetinde borçlu tarafından 03.10.2019 tarihli ödeme belgesinin sunulduğu, alacaklının 04.11.2019 tarihli cevap dilekçesi ile söz konusu belgedeki imzanın alacaklıya ait olmadığını ve böyle bir ödeme yapılmadığını ileri sürdüğü görülmüştür. Borçlunun dayandığı belgenin, ESAS NO : 2023/6226 alacaklı tarafından imzası ikrar edilmiş bir belge olmaması halinde, icra mahkemesince itfa itirazının reddine karar verilmesi gerekir. İİK’nın 169. maddesine dayalı borca itiraza ilişkin olarak aynı Kanun’un 169/a-3. maddesinde düzenlenen husus, İİK’nın 71. maddesinde düzenlenmediğinden icra mahkemesince, itfa şikayetinde borçlu tarafından sunulan belgedeki imzanın, alacaklı tarafından ikrar edilmemesi halinde imzanın alacaklıya ait olup olmadığı konusunda inceleme yapılamaz. Hal böyle olunca; mahkemece İİK’nın 71. maddesindeki açık düzenlemeye aykırı olacak şekilde borçlu tarafından sunulan ve alacaklının cevap dilekçesi ile imzası inkar edilen ödeme belgesi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmesi isabetsiz olup, birleşen itfa şikayetinin reddine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca gidilmesi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 06.6.2023 tarih ve 2023/1411 E. - 2023/1643 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Marmaris İcra Hukuk Mahkemesinin 07.02.2023 tarih ve 2021/470 E. - 2023/70 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı: Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı şikayetçi borçlular ... ile ... ... A.Ş.’nin 5 günlük borca itiraz süresi içerisinde 15.8.2019 tarihinde icra mahkemesine başvurarak; takip dayanağı senedin teminat amacıyla verildiğini, takipte istenen işlemiş faiz miktarı ile işleyecek faiz oranının fahiş olduğunu, icra dairelerinde yabancı para alacağına dayalı takip yapılamayacağını ve takipte asıl alacak ile faiz alacağının TL karşılığının ayrı ayrı gösterilmediğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, borca itiraz incelemesinin devamı sırasında icra takibinin kesinleşmesinden sonra 31.10.2019 tarihinde ise borçlu ...’ın icra mahkemesine başvurarak, takip konusu borcun 03.10.2019 tarihinde alacaklıya haricen ödendiğini ve buna dair ödeme belgesi alındığından bahisle itfa nedeniyle takibin iptalini istediği ve bu şikayetin asıl borca itiraz dosyasında birleştirildiği, İlk Derece Mahkemesince asıl dosyada borca itirazın kısmen kabulü ile 3.533,56 USD’ı aşan işlemiş faiz yönünden takibin durdurulmasına, sair borca itirazların, borçlunun tazminat isteminin ve ödeme emrine yönelik şikayetlerin reddine, borçlular aleyhine reddedilen kısım(2.855.000-TL) üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, birleşen dosya şikayetinin de kabulü ile Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2019/1984 Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından birleşen şikayet dosyası yönünden temyiz edildiği görülmüştür. İİK’nın 71/1. maddesine göre; “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.” Bu istemin kabul edilmesi için itfa itirazının İİK’nın 71/1. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta; takibin kesinleşmesinden sonra birleşen dosyada ileri sürülen itfa şikayetinde borçlu tarafından 03.10.2019 tarihli ödeme belgesinin sunulduğu, her ne kadar alacaklı tarafından 04.11.2019 tarihli cevap dilekçesi ile söz konusu belgedeki imzanın alacaklıya ait olmadığı ileri sürülmüş ise de, yargılama sırasında 19.11.2019 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde, ödeme belgesindeki imzanın alacaklı tarafından farklı bir konu hakkında imzalanan A4 kağıttan kesilmek suretiyle üzerine yazı yazılarak oluşturulduğunun ve borçlu hakkında savcılık soruşturmasının devam ettiğinin ileri sürüldüğü, mahkemece bu beyan esas alınarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve alınan 01.02.2021 tarihli Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarlığı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda ödeme belgesindeki imzanın alacaklıya ait olduğunun kesin olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. İİK’nın 71. maddesine göre imzası alacaklıya ait olduğu belirlenen ve bizzat alacaklının beyanı ile de imzanın kendisine ait olduğu belirtilen ödeme belgesi ile borcun ödendiği ispat edilmiş olup temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASI gerekirken alacaklının, imzanın başka bir belgeden alınarak senet haline getirildiğine dair iddiası icra mahkemesince incelenemeyeceği gerekçesiyle sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne katılamıyorum. 09.05.2024

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/6226, K. 2024/4588, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2023-6226-e-2024-4588-k-3d1b5c2fb96f