Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/4460 E. 2023/5021 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4460
Karar No
2023/5021
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına ve kiralananın tahliyesine, takip tarihinden sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce göz önüne alınmasına karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Alacaklılar; kira alacağı için yapılan icra takibine borçlunun yasal sürede itiraz ettiğini, borçlunun takip konusu kira borcunu ödemediğini, bu şekilde temerrüdün gerçekleşmiş olduğunu ileri sürerek davalı kiracının takibe haksız itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, icra inkar tazminatına ve tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Borçlu; uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiğini, uyarlama davasının derdest olup sonucunun beklenmesi gerektiğini, taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı masrafların kiradan mahsup edildiğini ancak bunun dikkate alınmadığını, takip talebinde tahliye isteminin bulunmadığını, pandemi sebebiyle iş yerinin kapatılması sebebiyle mücbir sebep nedeniyle kira borcundan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir III. BORÇLUNUN İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE İTİRAZI Borçlu 18.03.2021 tarihli itiraz dilekçesinde; alacaklı tarafa ait herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklı taraf ile arasında herhangi bir borç ve alacak ilişkisi olmadığını belirterek ödeme emrinde talep edilen borca, faize, ferilerine itiraz etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, genel mahkemelerde görülmekte olan uyarlama davasının huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılamayacağı kaldı ki tedbir talebinin de Sulh Hukuk Mahkemesince reddedildiği, taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı masrafların kiradan mahsubu yönündeki talebinin ancak sözleşmenin sona ermesi ve taşınmazın tahliyesi ardından Sulh Hukuk Mahkemesinde açılacak bir davada ileri sürülebileceği, davada tanık dinletme ve defter incelemesi yapılması yönündeki talebinin kabulünün de mahkemenin sınırlı yargılama yetkisi kapsamında mümkün olmadığı, diğer bedellerin davacı tarafın kabulünde olmadığı ve taraflar arasında iş ortaklığı bağı da bulunduğundan kira açıklaması ile banka hesabına yapılan ödemeler dışındaki diğer ödemelerin kiraya mahsubu olanağı bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacılar tarafından talep edilen kira bedeli ve faiz tutarlarının sözleşme ve hesap dökümleri kapsamında yasal normlar içinde kaldığının anlaşıldığı, davalının itirazının kaldırılması ve ödeme emrinin tebliğinden sonra ancak dava açılmadan önce 2021 yılı ocak ayı kirasına mahsuben yaptığı ödemenin infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce göz önüne alınması gerektiği, itiraz esasa ilişkin nedenlerle kaldırıldığından ve talep edildiğinden, asıl alacak tutarının %20'si oranında tazminata karar verilmesi gerektiği, kiracının ödeme ihtarını içeren ödeme emrinin tebliği üzerine 30 günlük süre içerisinde muaccel kira bedelini ödemediği ve davanın da süresi içerisinde açıldığı, takip talebinin 9 numaralı bendinde haciz ve tahliye talebine açıkça yer verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına ve kiralananın tahliyesine, takip tarihinden sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce göz önüne alınmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu kiracı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu; takip talebinde tahliye isteğinin yazılmadığını, 2019 yılında mecurda tadilat yapıldığını ve bir kısım kira bedellerinin mahsup edildiğini ancak mahkemenin bunu dikkate almadığını, uyarlama davası açtığını ve halen derdest olduğunu, davanın bekletici sorun yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kira sözleşmesinin varlığını ispat külfetinin kiraya verene ait, kira bedelinin ödendiğini, mecurun usulünce tahliye edildiğini ispat külfetinin ise kiracıya ait olduğu, borçlunun bekletici sorun yapılmasını talep ettiği dosyanın itirazın kaldırılmasına bakan mahkeme tarafından beklenmesinin mümkün olmadığı, davalının borcunun bulunmadığını İİK'nın 269/c maddesi uyarınca ispat edemediği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu; istinaf ve cevap dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 269., 269/c., ve tüm sair yasal mevzuat. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4460, K. 2023/5021, T. 14.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2023-4460-e-2023-5021-k-96e37b63ac2e