Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/2591 E. 2024/162 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2591
- Karar No
- 2024/162
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Asıl dosyada verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2022 tarihinden itibaren de yüz yedi bin doksan Türk Lirası'na çıkarılmıştır. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin (54.062,54 TL bedelli borç ödeme muhtırasının 35.728,35 TL olarak düzeltilmesi sebebiyle iptal edilen 18.334,19 TL) yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, asıl dosya yönünden verilen karar nedeniyle anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur. 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 1) Birleşen dosyada verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İlama dayalı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, asıl dosyada borç ödeme muhtırasının; birleşen dosyada ise icra emrinin iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince, asıl dosyada muhtıradaki bakiye alacak miktarının 38.378,29 TL olarak güncellenmesine; birleşen dosyada, bozma üzerine verilen ilamda hüküm altına alınan alacaklara ilişkin icra emri düzenlenmesi gerekirken, yapılan tahsilatlar dikkate alınmaksızın tüm edimleri içerir şekilde icra emri düzenlendiği gerekçesi ile icra emrinin iptaline karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl dosyada şikayetin kabulü ile muhtıranın 35.728,35 TL olarak düzeltilmesine, birleşen dosyada aynı gerekçe ile şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 17. maddesinde; şikayetin icra mahkemesince kabulü halinde, şikayet olunan muamelenin bozulacağı yahut düzeltileceği belirtilmiştir. İlama dayanan takipte, takipte yer almayan ancak ilamın bozulması üzerine, bozma üzerine verilen ilamda hüküm altına alınan tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacaklarının tahsili için borçluya, aynı dosya üzerinden (4-5) örnek icra emri düzenlenerek tebliğ edilmesi gerekmekte olup, bakiye borç muhtırası tebliğ edilmek suretiyle anılan ilam konusu alacakların talep edilmesi mümkün değildir. Yapılan ödemelerin TBK'nın 100. maddesi uyarınca dosya hesabında dikkate alınacağı tabiidir. Somut olayda; dayanak ilamın takip tarihinden sonra bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılama üzerine, Alanya 1. İş Mahkemesi'nin 11.07.2018 tarih ve 2017/656 Esas ve 2018/401 Karar sayılı ilamı ile takipte yer almayan tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacaklarına yer verilmiş olduğu görülmüştür. Bu alacak kalemleri yönünden (4-5) örnek icra emri düzenlenerek borçluya tebliğ edilmediği sürece bakiye borç muhtırası gönderilmesi de mümkün olmayacaktır. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, İİK'nın 17. maddesi ve bozma üzerine verilen Alanya 1. İş Mahkemesi'nin 11.07.2018 tarih ve 2017/656 Esas ve 2018/401 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, bu alacak kalemleri yönünden bakiye borç muhtırası gönderilmesini imkansız kılacak şekilde icra emrinin tümden iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2022 tarih ve 2021/2817 E.-2022/3005 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.