Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/8060 E. 2023/512 K. – Takibe Ve Borca
Konu: Takibe Ve Borca İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8060
- Karar No
- 2023/512
- Karar Tarihi
- Konu
- Takibe Ve Borca İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3351 E., 2022/1202 K. DAVA TARİHİ : 05.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E., 2021/411 K. Taraflar arasındaki takibe ve borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tüm itirazların reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davacı borçlunun davalı olan takip alacaklısına hiçbir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak senetlerin taraflar arasındaki devir sözleşmesi karşılığı verildiğini ancak sözleşme sahte olduğundan bu senedin bedelsiz kaldığından takibe, borca, faiz ve fer'ilerine itiraz ederek takibin iptaline, davalı alacaklı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı borçlunun İİK madde 169/a kapsamında, senedin devir sözleşmesine istinaden teminat senedi olarak verildiğinden bahisle takibin iptalini talep etmiş olduğu, bu iddianın aynı madde kapsamındaki belgelerden biri ile ispatının zorunlu olup, davacı borçlu tarafından iddialara yönelik hiçbir belge sunulmadığı gibi takibe dayanak senet metninde bu hususun bulunmadığı anlaşılmış olduğundan ve borca itirazına ilişkin ise İİK madde 169/a'da öngörülen ve takip hukuku açısından geçerli, yazılı bir belge de sunamamış bulunduğundan, davalı alacaklı tarafından da iddiaların kabul edilmediği gerekçesiyle davacı borçlunun borca, takibe, borcun ferilerine yönelik itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek ayrıca senede ilişkin iç ilişkilerinde gerçekleşen ticari olayları anlatarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacı borçlunun, borca yönelik itirazını İİK'nın 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgeler ile ispatlayamadığını, ileri sürülen sair hususlarla ilgili sınırlı inceleme yetkisine sahip icra mahkemesince değerlendirme yapılamayacağından ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı borçlu vekili; dava ve istinaf dilekçesinin tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo takibinde takibe, borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu 169. madde 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.