Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/7773 E. 2023/1281 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7773
Karar No
2023/1281
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zaman aşımı şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, takibin devamına karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi borçlu; kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde ödeme emrinin 21.08.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, takibin kesinleştiğini, dayanak senetlerde ciranta konumunda olduğunu, dosyada 07.12.2010 tarihinden 10.12.2013 tarihine kadar zaman aşımını kesen hiç bir işlem yapılmadığını, TTK'nın 661/2. maddesine göre zaman aşımı süresi 1 yıl olup zaman aşımının dolduğunu belirterek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı; davanın süresinde açılmadığını, 16.05.2014 tarihinde borçlunun adresinde haciz işlemi yapıldığını, bu nedenle borçlunun yenilenen takipten haberdar olduğunu, arşive kaldırılan dosyanın tekrar çıkarılması ve işlem yapılması için talepte bulunduklarını, ancak icra dairesinin ... yoğunluğu nedeniyle dosyanın çıkartılamadığını, dosyanın istenmesinin zaman aşımını kesen işlemlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından 07.12.2010 ile 10.12.2013 tarihleri arasında dosyada işlem yapılmadığının iddia edildiği, İcra Müdürlüğünden gönderilen safahat raporunda alacaklı vekilinin dosyada işlemlerinin bulunduğu gerekçesi ile şikayetin reddine, takibin devamına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlu; mahkemece itiraz sebeplerinin hiçbiri üzerinde somut olarak değerlendirme yapılmadığını, sadece safahat raporu üzerinden taleplerinin reddedildiğini, usulüne uygun bir gerekçeye dayanılmadığını, kişisel bilgilerle takip bilgisinin görüntülenmesi ve icra memurunun dosyaya evrak kaydı yapmasının zaman aşımını kesen takip işlemleri sayılamayacağını, yenileme işleminin de zaman aşımını kesmediğini, sadece takibin devamını sağlamaya yönelik işlemlerin zaman aşımını keseceğini, 07.12.2010 ile 10.12.2013 tarihleri arasında takibin devamına yönelik hiç bir işlem yapılmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip konusu senetlerde şikayetçi borçlunun lehtar-ciranta, alacaklının ise hamil-ciranta konumunda olduğu, takibin kesinleştiği, borçlu yönünden 17.12.2009 tarihinde başlayan takiple zaman aşımının kesilmiş olduğu, yeniden başlayan zaman aşımı süresinin alacaklının 07.12.2010 tarihli haciz talebi ile tekrar kesildiği ancak bu tarihten 04.04.2013 tarihli haciz ve yenileme talebine kadar zaman aşımını kesen hiç bir işlem bulunmadığı, adı geçen borçlu yönünden 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken somut bir gerekçeye dayanılmaksızın yazılı şekilde sonuca gidilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, şikayetçi borçlu hakkındaki icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı; 3 yıllık sürenin geçmediğini, tarihlerin kapsadığı zaman diliminin yanlış değerlendirilip maddi hata yapıldığını, şikayetçi borçlunun takip konusu bonolardan dolayı borçlu bulunmadığını iddia ederek menfi tespit davası açtığını ve yapılan yargılama sonucunda ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2014 tarih ve 2014/334 E. - 2014/434 K. sayılı kararı ile iddialarının asılsız olduğu görülerek davanın reddine karar verildiğini ve kararın 20.05.2015 tarihinde kesinleştiğini, kararın içeriğinde takip dosyasının belirtildiğini, kesinleşmiş menfi tespit davasındaki karar nedeniyle artık bu kişinin borçlu olup olmadığının ve borcun varlığının tartışılmasının usulen mümkün olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takip sonrası zaman aşımı şikayeti niteliğindedir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 71/2, 33/a-1, 6762 sayılı TTK'nın 690. maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 661, 662 ve 663. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, taraflar arasında görülen menfi tespit davasında verilen ret kararının kesinleşmesinden sonra, takip dosyasında 24.04.2018 ve 18.06.2019 tarihleri arasında zaman aşımını kesen bir işlem yapılmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7773, K. 2023/1281, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-7773-e-2023-1281-k-d0be9dd3713b