Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13436 E. 2023/5475 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13436
- Karar No
- 2023/5475
- Karar Tarihi
.. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3239 E., 2022/2102 K. ... ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2022/262 K. Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kısmen kabul kısmen reddi ile borçlunun imzaya itirazının reddine, işlemiş faize yönelik itirazın kabulü ile takip tarihine kadar işlemiş faizin 1.092,79 TL olduğunun tespitine, fazla istenen faiz alacağı bakımından takibin iptaline, davalı alacaklının tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si olan 132.187,90 TL tazminatın muteriz borçludan alınarak davalı alacaklıya verilmesine, muteriz borçlunun asıl alacak olan 660.939,50 TL'nin %10'u oranına tekabül eden 66.093,95 TL para cezasının muteriz borçludan alınarak hazine adına gelir kaydına karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu keşideci itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, imzanın kendisine ait olmadığını, borcunun bulunmadığını, takibe, işlemiş ve işleyecek faiz oran ve miktarı ile ferilere itirazda bulunduğunu ileri sürerek takibin durdurulması ile davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; imzanın muteriz borçluya ait olduğunu, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle muteriz borçlu tarafınca banka hesabına ödemede bulunulduğunu savunarak itirazın reddi ile muteriz borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aldırılan hesap bilirkişisi raporunda 26.08.2019 vade tarihi itibari ile Usd ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizinin Vakıfbank tarafından bildirilen %3,55 olduğu, bu orana göre yapılan hesaplama sonucunda vade tarihi ile takip tarihi olan 12.09.2019 tarihleri arasındaki işlemiş faiz tutarının 190,14 Usd olduğu yönünde görüş bildirildiği, taraflarca bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmiş ise de bu itirazların yerinde görülmediği, bilirkişi raporunun denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile itirazın kısmen kabul kısmen reddi ile borçlunun imzaya itirazının reddine, işlemiş faize yönelik itirazın kabulü ile takip tarihine kadar işlemiş faizin 1.092,79 TL (12.09.2019 tarihli kur 5,7473 TL, 190,14 Usd x 5.7473=1.092,79TL) olduğunun tespitine, fazla istenen faiz alacağı bakımından takibin iptaline, davalı alacaklının tazminat talebinin kabulü ile asıl alacak olan 660.939,50 TL'nin %20'si olan 132.187,90 TL (12/09/2019 tarihli kur 5,7473 TL, 115.000 Usd x 5.7473 = 660.939,50 TL üzerinden hesaplanan) tazminatın muteriz borçludan alınarak davalı alacaklıya verilmesine, muteriz borçlunun asıl alacak olan 660.939,50 TL'nin %10'u oranına (12.09.2019 tarihli kur 5,7473 TL, 115.000 Usd x 5.7473 = 660.939,50 TL üzerinden hesaplanan) tekabül eden 66.093,95 TL para cezasının muteriz borçludan alınarak hazine adına gelir kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; mahkemece takip tarihindeki kur üzerinden tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, takip talebinde fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması talep edildiğinden güncel kur üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklının istinafının lehine hükmedilen tazminatın belirlendiği kura yönelik olduğu, takipten doğan uyuşmazlıklarda borçlunun yapmış olduğu itirazında takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığı belirlendiğinden İİK'nın 58/3. maddesi de gözönüne alınarak mahkemece tazminata yabancı para cinsinden olan asıl alacağının takip tarihindeki rayice göre Türk Lirası karşılığı üzerinden hükmedilmesi gerektiği, mahkemece borçlunun imzaya itirazının reddi nedeniyle takip de yargılama sırasında geçici olarak durdurulduğundan, davalı alacaklı lehine hükmedilen tazminatın yabancı para alacağının takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenen Türk Lirası karşılığı üzerinden hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; mahkemece takip tarihindeki kur üzerinden tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, takip talebinde fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması talep edildiğinden güncel kur üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 169, 169/a ve 170. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...