Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13410 E. 2023/5427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13410
- Karar No
- 2023/5427
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, İİK'nın 170/4 maddesi gereğince alacaklının çekleri takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru sübut bulmadığından borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine; borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, takip konusu alacağın (302.004,00 TL) % 20'si oranında hesaplanan 60.400,80 TL tazminatın alacaklıdan alınarak borçluya verilmesine, takip konusu alacağın (302.004,00 TL) % 10'u oranında hesaplanan 30.200,40 TL para cezasının alacaklıdan tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu çeklerdeki imza ve yazıların şirket yetkilisine ait olmadığını, alacaklı firmaya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek takibin iptaline ve alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç Adli Tıp Kurumu raporunda; çekler üzerindeki keşideci imzalarının şirket yetkilileri ... ve ...'a ait olmadığının tespit edildiği, alacaklının sunduğu 3 çek tevdi bordrosunda da borçlu şirketin imzasının olmadığı, bu durumda alacaklının çeklerin ileri tarihli düzenlendiğini ispat edemediği gerekçesi ile imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, İİK'nın 170/4 maddesi gereğince alacaklının çekleri takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru sübut bulmadığından borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Borçlu, imzaya itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, İİK'nın 170/4 maddesi gereğince tazminat ve para cezasına hükmedilmesi gerektiğini, alacaklının çeklerin lehtarı olması sebebiyle imzanın borçluya ait olmadığını bilebilecek durumda olduğunu ve iyi niyetli kabul edilemeyeceğini, çek tevdi bordrolarının sonradan düzenlenebileceğini, ileri tarihli çek düzenlenmesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı, çeklerin sunulan çek tevdi bordrolarından da anlaşılacağı üzere ileri tarihli keşide edildiğini, raporun ise çeklerin keşide tarihine göre alındığını, çeklerin düzenlendiği tarihe göre rapor düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI C.1.Gerekçe ve Sonuç Borçluya ödeme emrinin 09.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, yasal beş günlük sürenin son günü olan 14.09.2019 tarihinin Cumartesi gününe denk geldiği anlaşılmakla 16.09.2019 tarihinde yapılan imzaya itirazın süresinde olduğu, alacaklı tarafça sunulan 05.06.2018, 11.06.2018 ve 04.03.2019 tarihli çek bordroları borçlu şirket yetkilisinin imzasını taşımadığından çeklerin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının ispatlanamadığı, 29.07.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile takibe konu çeklerde atılı keşideci imzaları ile anılan tarihlerdeki borçlu şirket yetkilileri ... ve ...'in mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin tespit edildiği, İİK'nın 170/3 maddesi gereği imzaya itirazın kabulü halinde takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği, takibe konu çeklerde alacaklı lehdar, borçlunun ise keşideci olduğu, bu durumda, alacaklı ile borçlu arasında doğrudan ilişki bulunduğundan, bir başka deyişle yüz yüzelik olduğundan, alacaklının takibe dayanak çeklerdeki imzaların borçlu şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle alacaklının senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kabul edilerek alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine; borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, takip konusu alacağın (302.004,00 TL) % 20'si oranında hesaplanan 60.400,80 TL tazminatın alacaklıdan alınarak borçluya verilmesine, takip konusu alacağın (302.004,00 TL) % 10'u oranında hesaplanan 30.200,40 TL para cezasının alacaklıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, itirazın yasal beş günlük sürede olmadığını, tazminat ve para cezasına hükmedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, takibin konusu olan çeklerin ileri tarihli keşide edildiğini, bu durumda kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu da sübut bulmadığından aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmemesi gerektiğini, raporun keşide tarihine göre alındığını, çeklerin düzenlendiği tarihe göre rapor düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 170. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.