Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13091 E. 2023/683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13091
- Karar No
- 2023/683
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1233 E., 2022/2634 K. DAVACILAR : ..., Marka Tekstil Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Forum DAVA TARİHİ : 06.02.2019 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Kaldırma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/157 E., 2020/279 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen borca itiraza ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; dayanak çekin ekonomik nedenlerle vade tarihinde ödenemediğini, takipten önce alacaklı şirketin banka hesabına, gerekli açıklama yapılarak çek bedelinin ödendiğini, takibin haksız olarak başlatıldığını iddia ederek icra takibinin itfa sebebiyle geri bırakılmasına, davalı aleyhine takip konusu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; müvekkilinin alacağını aylarca tahsil edemediği gibi halen daha cari kayıtlara göre alacaklı durumda olduğunu, borçluların temerrüde düştüklerini, bu alacaklar zamanında ödenmediğinden faiz de işletmek durumunda kalındığını, mükerrer tahsilat olmadığını, BK 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2019/157 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararıyla; borçluların takibe konu çeki, keşide tarihi ve çek seri numarası belirterek banka kanalıyla alacaklı şirkete ödediği, alacaklının takip başlatmakta haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin iptaline alacaklı aleyhine asıl alacak tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/157 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararıyla; davacının ödeme belgesi olarak sunduğu ve alacaklının hesabına ödeme yapıldığını gösterir dekontlarda çekin seri numaralarına atıfta bulunarak davalı alacaklıya 16.11.2018, 23.11.2018, 18.12.2018, 31.12.2018 tarihlerinde toplamda 669.000 TL ödeme yapıldığı, dekontlarda takip konusu çekin seri numarasına açıkça atıf yapıldığından söz konusu belgelerin İİK 169/a-1 maddesinde öngörülen belgelerden olduğu, borcun takip tarihinden önce ödendiğinin borçlu tarafından ispat edildiği, İİK'nın 169-a/6. maddesinde, borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının takip konusu (asıl) alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği anlaşıldığından davalının tazminattan sorumlu olduğu ancak mahkemece, borçlunun borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK’nın 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile İİK'nın 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına, takip konusu asıl alacağın %20'si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Borçluların takibe dayanak çeke açık atıf yaparak alacaklının banka hesabına ödeme yapmış olmasına karşın takipten önce alacaklı şirketin haberdar edildiği ispatlanamadığından, alacaklının takip başlatmakta haklı olduğunun kabulü gerektiği, vade tarihi itibarıyla borcun tamamının ödenmediği, yapılan ödemelerin kısmi ödemeler olduğu ve vade tarihi itibarıyla faiz işleyeceği de gözetilerek mahkemece TBK'nun 100. maddesi (BK'nun 84. maddesi) ve İİK'nın 169/a maddesi kapsamında Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafları dikkate alınarak borç miktarının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. (İlk Derece/Bölge Adliye) Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu alındığı, ibraz edilen ek raporun dosya kapsamına, Yargıtay bozma ilamına uygun olduğu ve hükme esas alınmasına engel hususun bulunmadığı, davacı ...'ın çekte keşideci olmaması nedeni ile çek tazminatından sorumlu olmadığı, takip öncesi ödeme işleminin alacaklıya bildirilmemesi nedeni ile alacaklının takip yapmakta haklı olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı borçlular vekili temyiz dilekçesinde; takibe dayanak olan çekin ödendiğini, ödeme yapılırken çek numarasının belirtildiğini, müvekkillerinin alacaklıya ödemeyi haber vermediği gerekçesiyle alacaklının takibi başlatmakta haklı olduğu yönündeki gerekçenin haksız olduğunu, ödenmiş çek için çek tazminatı talep edilmeyeceğini, alacaklının kötü niyetli olarak çekin tamamını takibe koyduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo takibinde borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 169 . maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.