Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12447 E. 2023/4289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12447
- Karar No
- 2023/4289
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1869 E., 2022/1655 K. DAVACI/3. KİŞİ : ... DAVALI/ALACAKLI : Lidergrup Prefabrik Konteyner Çelik İnşaat Hayvancılık Enerji Üretim İmalat İthalat Ve İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi DAVA TARİHİ : 17.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/296 E., 2022/536 K. Taraflar arasındaki icra memur işlemini şikayette dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi 3.kişi dilekçesinde; 23.03.2020 tarihli temlik sözleşmesi ile önceki alacaklı Lider Grup Ltd. Şti,'nin dosya konusu asıl alacakları ve ferilerini kendisine geçerli şekilde devrettiğini, alacağın temliki sözleşmesini ibraz ederek Ankara 7. İcra Müdürülüğü'nün 2019/712 ve 2019/8949 esas sayılı dosyalarında alacaklı olarak kabul edilmelerinin talep ettiğini, icra müdürlüğünce taleplerinin reddedildiğini, alacağın temliki sözleşmesinin geçerli olduğunu, yasada temlik sözleşmesi için şekil şartı bulunmadığını belirterek her iki dosyadaki asıl alacak ve fer’ilerinin tarafına geçirilerek önceki alacaklının dosyadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı şirket yetkilisi ...'ın duruşmada alınan beyanında temlik sözleşmesini kabul etmediğini, temlik alan kişi olarak görünen kişinin daha önce evlenmeyi düşündüğü kişi olduğunu, kendisini kandırıp dolandırdığını, kendisine bir çok şey imzalattığını, vekaletnamesini alarak işlemler yaptığını, temlik sözleşmesinin bir araya gelip imzalanmadığını, kendisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; T.B.K.'nun 184 maddesine göre alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu, Alacağın temliki sözleşmesi noterde yapılmadığından, sözleşmenin takip alacaklısı tarafında imzalanıp, imzalanmadığının anlaşılmaması, alacaklının icra müdürlüğü huzurunda alacağını temlik ettiğini beyan etmemesi karşısında icra müdürlüğünün kararının hukuka uygun bir karar olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi 3. kişi istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrar etmekle birlikte sözleşmenin noterde yapılmaması ve temlik sözleşmesini imzalayan şirket yetkilisinin sözleşmeyi ve imzasını inkar etmesine dayanarak davayı reddettiğini, şirket müdürünün temlik sözleşmesini geçersiz kılacak bir delil de sunamadığını, verilen kararın hiçbir hukuki dayanağı, anlamı ve geçerliliği bulunmadığını, dava dışı şirket yetkilisinin beyanlarının hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu 23.03.2020 tarihli temlik sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığı, davalı alacaklı/vekili tarafından değil şikayetçi 3. kişi tarafından takip dosyasına sunulduğu, alacağın devrinin bir mahkeme ilamı veya kanundan kaynaklanmadığı, her ne kadar BK'nın 184. maddesinde alacağın temliki için özel bir şekil şartı öngörülmemiş ise de yasal hasım olan temlik edenin mahkemece alınan beyanında temliki kabul etmediğini, bu konuda C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkça ifade ettiği, kaldı ki 23.03.2020 tarihli temlik sözleşmesinde hangi icra takip dosyalarındaki hangi alacak miktarlarının temlike konu edildiğinin açıkça belirtilmediği, sözleşmeye ek olarak sunulan alacak dökümü başlıklı belgede icra takip dosya numaraları belirtilmiş olmakla birlikte temlike ilişkin herhangi bir ifade geçmediği gibi alacak dökümü başlıklı bu belgeye temlik sözleşmesinde de atıfta bulunulmadığı, temlik sözleşmesinin eki olarak da gösterilmediği, bu durumda icra müdürlüğü işleminde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi 3. kişi temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçesinin tekrar ederek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Alacağın temliki sözleşmesine istinaden 3. kişinin takip dosyasına alacak kaydının yapılması ve takip alacaklısının kaydının silinmesi talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet niteliğindedir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 183. ve 184. maddeleri 3. Değerlendirme Alacağın temlikinin geçerli olmadığı iddiasının dar yetkili icra mahkemesinde ileri sürülmesinin mümkün olmadığının anlaşımasına tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmama temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.