Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/10512 E. 2023/454 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10512
- Karar No
- 2023/454
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/4015 E., 2022/2422 K. DAVA TARİHİ : 10.09.2019 HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılarak Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/738 E., 2021/515 K. Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı, davacı üçüncü kişi ve davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; borçlu şirketin, BOSH firmasının bayiliğini iptal edip işyerini tahliye ettikten sonra haciz mahallinde faaliyete başladıklarını, işyeri devrinin söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; haciz sırasında borçlu adına belge bulunduğunu, üçüncü kişi ile borçlunun mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemler yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı borçlu vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya borcunun ödenmesi üzerine icra dosyasının 11.09.2019 tarihinde infazen kapatıldığı, mahcuzlar üzerindeki haciz kalktığından davanın konusunun kalmadığı, dosya kapsamı ve haklılık durumuna göre yargılama giderinin davalı alacaklı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili, davalı borçlu vekili ve davacı üçüncü kişi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı alacaklı, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı borçlu vekili; dosyada ödenen paranın geri alınmasına ilişkin eldeki davada hüküm kurulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davacı üçüncü kişi vekili; üçüncü kişinin dava açmakta hukuki yararı olduğunu, işyeri devrinin söz konusu olmadığını belirterek davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihtirazı kayıtla dosya borcunun ödenmesinin davayı konusuz bırakmayacağı, istihkak iddiasının çözümlenmesi gerekeceği, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, borçlunun haciz tarihinden önce başka bir adrese taşındığı, davacı 3. kişinin Bosch şirketi ile bayilik ilişkisi kurduğunu sunduğu sözleşmeler doğrulamakta olup bu hususun bilirkişi raporu ile de teyit edildiği, borçlununda dava dışı BSH Ev Aletleri San. Tic. A.Ş.'nin önceki bayisi olduğu, bu bayilik sözleşmesinin Mart 2019'da sona erdirildiği ve sözleşmenin davacı 3. kişi ile yapıldığı, bu haliyle ispat yükü altındaki davacı 3. kişinin sunduğu delillerle karinenin aksini ispat ettiği anlaşıldığından davacının üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabulü ile alacaklının istinaf taleplerinin esastan redddine, davalı borçlu açısından ise, gerekçeli istinaf dilekçesinin gerekçeli kararın tebliğinden 10 günlük süre geçtikten sonra verildiği, kamu düzeni yönünden yapılan inceleme herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediğinden borçlunun hükme yönelik istinaflarının ret edilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı vekili, mahkemece verilen herhangi bir tedbir kararı olmaksızın icra dosyasına yapılan ödemeye istinaden davaya konu icra takibinin infazen kapatıldığı ve menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına alacaklı tarafından sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti yönündende kararının bozulması gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü kararının da usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, borçlu ve davacı arasında ticari işletmenin külli devri gerçekleşmiş olup davacı ve borçlu arasındaki hukuki ve ticari organik bağ olduğu, haciz mahallinde borçluya ait birçok nitelikli belge bulunduğu, ispat yükü altında olan davacı tarafın mülkiyet karinesinin aksini ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Üçüncü kişinin haciz baskısı altında ihtirazi kayıt ileri sürerek icra dosyasına yatırdığı bir para söz konusu ise istihkak davasına bu bedel üzerinden devam edilmesi gerektiği, davalı alacaklı tarafından işletme devri yapıldığı iddia edilmiş ise de, devredilen işletmede haciz yapılabilmesinin devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlı olduğu, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğu, borçlu ile üçüncü kişi ortakları arasında bağ olmadığı, davacı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu iddia edilmesine rağmen ispatlanamadığı anlaşıldığına; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 44.825,74 TL onama harcı için peşin alınan 11.206,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.619,29 TL harcın temyiz eden davalı-alacaklı QNB Finansbank A.Ş.'den tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.