Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6570 E. 2026/1143 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6570
- Karar No
- 2026/1143
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/4732 değişik iş sayılı kararı SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.03.2024 tarihli ve 2024/55570 soruşturma, 2024/48137 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.08.2024 tarihli ve 2024/4732 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.09.2025 gün ve 94660652-105-34-10699-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14/10/2025 tarihli ve KYB-2025/113423 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14/10/2025 tarihli ve KYB-2025/113423 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“...Dosya kapsamına göre, 04.10.2023 tarihinde müştekinin yaya olarak karşıdan karşıya geçerken baygınlık geçirerek yere düşmesinden sonra kavşaktan dönüş yapan bir aracın müştekinin sağ kolunun üzerinden geçerek dirseğinin kırılmasına sebebiyet verecek yaraladığı olayda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2024 tarihli kararı ile bilirkişi raporuna göre meçhul şüphelinin olayda kusuru bulunmadığından taksirle yaralama suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Olaya ilişkin video kaydından müştekinin yaralandığının anlaşıldığı, şüphelinin kimliği tespit edilerek olaya ilişkin ifadesine başvurulması gerektiği, olaya ilişkin tanık araştırması yapılması gerektiği, yaralamaya sebep olan aracın plakasının tespit edilmesi gerektiği, eksiklikler giderilerek bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 04.10.2023 günü saat 20.45 sıralarında gece vakti şikayetçi yaya ... 'un ... Caddesi istikametinden ... Sokak istikametine kavşak içinde yürüyerek karşıdan karşıya geçerken gözlerinin kararması sonucu yere düştüğü, daha sonra ... Caddesi istikametinden sola dönüş yaparak ... Sokak istikametine dönüş yapan bir aracın yere düşmüş olan yayanın sağ kolunun üzerinden geçmesi neticesinde şikayetçi yayanın yaralandığı olay ile ilgili olarak, şüphelinin kimliği tespit edilip müştekiye ait kati raporun da temin edilmesinden sonra kusur durumuna ilişkin ayrıntılı bir bilirkişi raporunun alınarak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.08.2024 tarihli ve 2024/4732 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oybirliğiyle 09.02.2026 tarihinde karar verildi.