Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/41 E. 2025/5333 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/41
- Karar No
- 2025/5333
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1486 E., 2024/1988 K. SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 123/1, 62/1, ve 53. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...sanığın katılana gönderdiği mesajla aradan uzun zaman geçtiği nasıl olduğunu sorması üzerine katılanın kendisini rahatsız etmemesini polise gideceğini söylediği, sanığın "Tamam git de ben sana söyledim artık rahatsız etmek yok seni bi daha 18 yıl sonra" demesi üzerine karşılıklı devam eden konuşmalar sırasında sanığın "rahatsız olduysan asla mesaj atmam" dediği, mesajların aynı gün gönderildiği, dosya kapsamında başka bir tarihte gönderilen mesaj ya da arama kaydının bulunmadığı, sanığın sabit olan eylemlerinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun manevi unsuru olan sırf katılanın huzur ve sükûnunu bozmak özel kastı ile "ısrar" şartının gerçekleşmemesi nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmiş olması yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla... Sanık hakkında "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tamamen kaldırılarak yerine, "1. Sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükunu bozma suçunun unsurları gerçekleşmediğinden CMK'nun 223/2-A maddesi uyarınca BERAATİNE..." dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, katılanın sanığa gönderdiği 4 tane rahatsız edilmek istemediği ve savcılığa şikayet edeceğini belirttiği mesajı mevcuttur. hal böyle iken hala mesaj gönderen ve ısrarla müvekkili rahastsız eden sanığın ısrar özel kastının bulunmadığı konusunda gerekçe ile beraat kararı verilmesi usule, yasaya ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılanın kullanmış olduğu cep telefonu numarasına aynı gün içerisinde 30'dan fazla mesaj gönderdiği, katılanın kendisini rahatsız etmemesini istediğine dair mesajlarına rağmen mesajları göndererek katılanı rahatsız eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyetine kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak katılanın sanığa kendisini rahatsız etmemesini söyledikten sonra karşılıklı yazışmaların bulunduğu, konuşmanın sonunda sanığın katılana "rahatsız olduysan asla mesaj atmam" dediği, mesajların aynı gün gönderildiği ve daha sonrasında katılana mesaj göndermediği olayda sanığın sabit olan eylemlerinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun manevi unsuru olan sırf katılanın huzur ve sükûnunu bozmak özel kastı ile "ısrar" şartının gerçekleşmemesi nedeniyle üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği yönünde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın katılanın kullanmış olduğu cep telefonu numarasına mesajlar gönderdiği, mesajların kimden geldiğini anlamak amacıyla katılanın sanığa cevap yazdığı, sanığın mesajlar göndermeye devam ettiği, katılanın kendisini rahatsız etmemesini istediği aksi halde kendisinden şikayetçi olacağını belirttiği, sanığın durumu umursamadan mesajlar göndermeye devam ederek dosya kapsamında 45 adet mesaj gönderen sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yapılan değerlendirmede hataya düşülerek beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine 25.09.2024 tarihli ve 2024/1486 Esas ve 2024/1988 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.