Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/3300 E. 2026/1453 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3300
- Karar No
- 2026/1453
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/818 E., 2023/178 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2014 tarihli ve 2014/94402 Soruşturma, 2014/35826 Esas sayılı iddianamesiyle 22/09/2014 tarihli 2014-A-1272/60 sayılı Vergi Suçu Raporuna istinaden "defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme" suçundan açılan kamu davasında; İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/601 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararıyla, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53... . maddeleri uyarınca neticeten 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ilişkin hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 24.12.2019 tarihli ve 2017/1426 Esas, 2019/9967 Karar sayılı kararıyla onanması üzerine kesinleştiği, 7394 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası lehe Kanun uygulaması amacıyla dosyanın esasa kaydının yapılmasının istenmesi üzerine uyarlama yargılamasının yapılması için İzmir 42.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/818 Esas sırasına yeniden kayıt edilen dosya üzerinde verilen karar;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 tarihli ve 66-96 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca itiraz yolu olduğu, bu kararların temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
17.02.2026 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından temyiz incelemesine konu yerel mahkeme kararının temyiz kanun yoluna tabi olmadığından incelenmeksizin iadesi yönündeki kararına aşağıda izah edilen sebeple katılmıyorum.
Bütün dosya kapsamı incelendiğinde; Sanığın 2009 yılına ait defter ve belgeleri usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen ibraz etmediği iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10/11/2014 gün, 2014/35826 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda İzmir 42 Asliye Ceza Mahkemesince eylem sabit görülerek 213 sayılı Kanunun 359/a-2, TCK’nın 62, 51... maddeleri uyarınca neticeten 15 ay erteli hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/12/2019 gün, E: 2017/1426, K: 2019/9967 sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği,
Aynı sanığın bu defa 2010 yılına ait defter ve belgeleri usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen süresinde ibraz etmeyerek atılı suçu işlediği iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2015 gün, 2015/29637 esas sayılı iddianamesiyle ayrı ve yeni bir kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2016 gün, E: 2015/674, K: 2016/263 sayılı kararı ile 213 sayılı Kanunun 359/a-2, TCK’nın 62 maddeleri uyarınca sonuç olarak 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31/05/2022 tarih, E: 2021/5111, K: 2022/10902 sayılı ilamı ile 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca TCK’nın 7/2 maddesi de gözetilerek lehe Kanunun tespit edilip uygulama yapılması gerektiğinden bahisle ilk derece hükmünün bozulmasına karar verildiği,
Dosyanın gönderildiği İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin ilk kamu davasının açıldığı mahkemeye yönelik birleştirme talebi kabul edilerek her iki dava dosyası İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/818 esas sayılı dosyasında birleştirildiği, her iki eylem bakımından yapılan yargılama sonucunda mahkemece 28/02/2023 tarihli olarak sanığın atılı suçlardan hapis cezası ile mahkumiyetine ve mahkumiyetin ertelenmesine dair hüküm kurulduğu görülmüştür.
Temyiz incelemesi sonucu Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından “Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2014 tarihli ve 2014/94402 Soruşturma, 2014/35826 Esas sayılı iddianamesiyle 22/09/2014 tarihli 2014-A-1272/60 sayılı Vergi Suçu Raporuna istinaden "defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme" suçundan açılan kamu davasında; İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/601 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararıyla, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53... . maddeleri uyarınca neticeten 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ilişkin hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 24.12.2019 tarihli ve 2017/1426 Esas, 2019/9967 Karar sayılı kararıyla onanması üzerine kesinleştiği, 7394 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası lehe Kanun uygulaması amacıyla dosyanın esasa kaydının yapılmasının istenmesi üzerine uyarlama yargılamasının yapılması için İzmir 42.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/818 Esas sırasına yeniden kayıt edilen dosya üzerinde verilen karar;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 tarihli ve 66-96 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca itiraz yolu olduğu, bu kararların temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, ... İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,” dair karar verilmiştir.
Yukarıda dosyanın açıklanan safahatına göre temyiz incelemesine konu olarak sanığın 20 09... yıllarına ait eylemlerine ilişkin olarak iki ayrı mahkemede açılmış ve bilahere İzmir 42 Asliye Ceza Mahkemesinde birleştirilmiş iki kamu davası mevcuttur. İzmir 42 Asliye Ceza Mahkemesince 2009 yılına ait eylemle ilgili kamu davasında verilen hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Aynı sanığın 2010 yılına ait eylemi ile ilgili İzmir 17 Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında verilen hüküm temyiz incelemesi sonucu lehe kanuni düzenleme sebebiyle Dairesince bozulduğu için henüz kesinleşmemiştir. Nihayetinde her iki kamu davası İzmir 42 Asliye Ceza Mahkemesinde birleşmiş ve yerel mahkemece incelemeye konu karar verilmiştir.
Buradan anlaşılacağı üzere sadece derecattan geçerek kesinleşmiş ve uyarlama yargılamasına konu edilmiş 2009 yılına ait eyleme ilişkin karar değil birleşmekle ve henüz kesinleşmemiş 2010 yılına ait eyleme ilişkin de bir karar mevcuttur ve temyizen incelenmesi gerektiğinden iade yönündeki sayın Daire çoğunluğunun kararına katılmıyorum.