Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2576 E. 2025/7607 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2576
Karar No
2025/7607
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1606 E., 2020/2881 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 303/1 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerektiği, sanığın cezalandırılması gerekirken beraatına karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; şirket adına kayıtlı araç olmadığı, 1-5 aralığında işçi çalıştırıldığı, 2017 yılında 188.934.666,61 TL KDV matrahı beyan ettiği, Ba-Bs formlarının uyumsuz olduğu bu büyüklükte ticaret yaptığı halde uygun organizasyona sermayeye, kapasiteye, demirbaş ve ekipmana sahip olmadığı, yüklü miktarda emtia alımı satımı yapmakla depolama yapmak için deponun olması gerektiği halde, depo olmadığı gibi iş yeri adresinde dahi emtianın bulunmadığı, iş yerinin küçük bir ofis ile bir kaç demirbaş eşyadan ibaret olduğu, SGK ya işçi bildirdiği dönemlerde yapılan yoklama fişlerinde işçiye rastlanmadığı belirlenmiş olmakla, 2017 yılında 188.934.666,61 TL miktarını ticaret yapan bir işletmenin hiç işçisinin olmaması, devamlı mal sirkülasyonu olmakla deposunun bulunmaması, adresinin küçük bir ofis ve sadece demirbaş eşyalardan ibaret olması, iş yerinde bile ticari emtia nın bulunmaması, gerek sermayesi, gerek personel, gerek ekipmanları ile bu miktarda ticaret yapmasının mümkün görülmemesi karşısında, üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanık ...'in 15.10.2015 tarihinden itibaren mükellef şirket ortak ve müdürü olduğu, 20 15... yılları için vergi incelemesi mütalaa ve davanın olmadığı, karşıt incelemede elde edilen bir faturanın 03.01.2017 tarihli olduğu, bu fatura da şirket kaşesi üzerindeki adresin 23.01.2017 tarihli hisse devir sözleşmesinin yayınlandığı 02.02.2017 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan şirketin yeni adresi olduğu, bu fatura ile ilgili tediye makbuzununda 03.02.2017 tarihli olduğu görülmekle anılan faturanın hisse devrinden sonra geriye dönük olarak eski tarihli olarak düzenlendiği anlaşıldığından sanık ... hakkında şirket yetkilisi olduğu 2017 yılı Ocak ayında ''sahte belge düzenleme'' suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2576, K. 2025/7607, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2576-e-2025-7607-k-35d7e288ae74