Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2507 E. 2025/7117 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2507
Karar No
2025/7117
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/325 E., 2018/1111 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 53. ve 58. maddeleri uyarınca 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin CMK 298 uyarınca reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; beraat kararının, ilk derce mahkemesi kararı, dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda yeniden değerlendirilerek bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirket yetkilisi olan sanığın, vergi incelemesi amacıyla defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren 29.03.2016 tarihli istem yazısının 30.03.2016 tarihinde tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde bu yıllara ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, bu şekilde atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; UYAP kayıtlarına göre sanığın, 28/08/2015 ila 12/04/2016 tarihleri arasında Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğu, bu hali ile sanığın tebligat tarihi olan 30/03/2016 tarihinde ceza infaz kurumunda hükümlü bulunması nedeniyle, işyeri adresinde çalışanı açıklaması ile yapılan tebligatın geçersiz olduğu, kaldı ki, vergi tekniği raporuna ekli 29/03/2016 tarihli yoklama fişine göre "... Mah. ... Cad. No: 40/73 .../Ankara adresinde yapılan yoklamada "bahse konu adrese gidildiği, işyerinin terk edildiği, adreste ... Vergi Dairesi mükellefi ...'in faaliyet gösterdiği, aranan mükellefi tanımadığı" hususu tespit edilmesine rağmen, yoklamadan sonraki gün bu adreste yapılan tebligatı çalışan olarak tebliği alan ...'nun sanığın çalışanı olduğu hususunun şüpheli kaldığı, ayrıca tebliği alan şahsın, sanığın çalışanı olduğunun kabulü halinde ise, işyeri faal olduğundan, 213 sayılı VUK’nın 139/2. maddesinde öngörülen ve incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birinin varlığının önceden saptandığına ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, sanığın savunmaları uyarınca, Ceza Genel Kurulunun 23.11.1999 gün 1999/11-273/288 sayılı içtihadı gereğince mükellefe usulüne uygun tebligat yapılmasının aranmayacağı hususu düşünülebilir ise de, UYAP kayıtları ile sanığın tebligat tarihinde ceza infaz kurumunda hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında; 213 sayılı VUK'nın 13/1-a. maddesinde düzenlenen mücbir sebep kapsamında kalan nedenin var olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğindeki açıklamaların, maddi hukuka aykırılık iddiasının varlığı bakımından yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca reddini öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2507, K. 2025/7117, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2507-e-2025-7117-k-7e90853acfdb