Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2483 E. 2025/7118 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2483
Karar No
2025/7118
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/939 E., 2018/5487 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğinin somut olarak ortaya konulduğu, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerekirken bozularak beraatine hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın 13/03/2014 - 30/06/2015 yılları arasında ticari faaliyette bulunduğu, dosyada mevcut vergi tekniği ve vergi suçu raporları, kovuşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere sanığın en fazla 4 çalışanı olmasına rağmen 2014 yılı içerisinde 7 ay gibi kısa bir süre sonunda toplam 4,862,146,41 TL' lik herhangi bir gerçek ticari alışverişe dayanmayan sahte faturalar düzenleyerek kullandığı, sanığın satış yaptığını beyan ettiği tutarlar ile düzenlemiş olduğu faturalar arasında bir tutarlılığın bulunmadığı, her ne kadar sanık başkalarınca kandırıldığını belirterek atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de; sanığın ismnini hatırlayamadığı bir kişiye şirket adına her türlü işlem için resmi yetki vermesi ve iş yerinin kendi adına açılmış olması karşısında bu savunmanın inandırıcı olmadığı, sanığın 13/03/2014 tarihinden itibaren gerçek ticari faaliyetinin olmadığının sabit olduğu, sanığın 2014 takvim yılına ilişkin olarak zincirleme biçimde sahte belge düzenlemek sureti ile atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanığın savunması, sanık adına yapıldığı anlaşılan tebligat evrakları ile vergi inceleme ve vergi suçu raporları içeriklerine göre; sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçla bir ilgisinin olmadığını, işsiz olması nedeni ile iş ararken bir arkadaşı vasıtası ile açık kimlik bilgilerini bilmediği ... isimli kişi ile tanıştığını bu kişinin kendisini sigortalı yapacağını söylerek Noter aracılığı ile bir kısım imzalar atmasını sağladığını, ancak bu imzaları sigortalı olacağından bahisle attığını suçla ve kurulu şirketle bir ilgisi olmadığını savunduğu, söz konusu şirkette bir dönem çalıştığı tespit edilen ...'nın tanık beyanında söz konusu şirkette 2014 yılı Haziran ve Temmuz aylarında iki ay kadar çalıştığını, kendisini işe Bayram isimli kişinin aldığını, ücretini de bu kişiden aldığını, bu süre zarfında sanığı hiç görmediğini ve sanığı tanımadığını belirtmesi ve mükellefiyete ait tarh dosyası getirtilmek suretiyle, dosya içerisinde bulunan 10/11/2014 tarihli kiracısı ... olan kira sözleşmesi, 12/11/2014 tarihli şirket ile muhasebeci arasında düzenlenen sözleşme, 2014 yılı Kasım ayı damga vergisi beyannamesi, 12/11/2014 tarihli işe başlama bildirimi, 19/11/2014 ve 14/01/2015 tarihli Küçükyalı Vergi Dairesi'ne ithafen dilekçelerdeki ...'ya atfen atılı imzalar ile yine dosya içerisinde bulunan fatura asılları üzerinde atılı imzalar yönünden grafoloji bilirkişisinden alınan 30/10/2018 tarihli rapora göre, söz konusu belge ve faturalardaki imzaların sanığın eli ürünü olmadığının tespiti üzerine; sanığın tüm aşamalardaki samimi görülen savunması, bu savunmayı doğrulayan tanık anlatımı ve grafoloji bilirkişisinin raporuna göre, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektiren kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2483, K. 2025/7118, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2483-e-2025-7118-k-db3e4ac9e3af