Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/935 E. 2025/2730 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/935
- Karar No
- 2025/2730
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1224 E., 2023/3731 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 360.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı 28.05.2018 - 26.02.2019 tarihleri arasındaki dönem için 15.502,14 TL maddi, 30.000 TL manevi, 02.05.2019 - 02.01.2020 tarihleri arasındaki dönem için 16.515,44 TL maddi, 30.000 TL manevi, 15.04.2020 - 07.12.2021 tarihleri arasındaki dönem için ise 52.489,48 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı ve tutuklama tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiği, tazminat hukuku ilkesi gereği zarar görenin, zararın doğumuna neden olan kusurunun da değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/8 Esas – 2022/138 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 28.05.2018 - 26.02.2019 tarihleri arasında 274 gün, 02.05.2019 - 07.12.2021 tarihleri arasında 950 gün olmak üzere toplam 1.224 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.04.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 25.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk sürelerinin 28.05.2018 - 26.02.2019 tarihleri arasında 274 gün, 02.05.2019 - 02.01.2020 tarihleri arasındaki 245 gün, 15.04.2020 - 07.12.2021 tarihleri arasında da 601 gün infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek infaz gören tutukluluk süreleri için davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Gerekçeli karar başlığında davacı olarak "K.H." ibaresine yer verilmesi ve dava türü olarak "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" yerine "Tazminat" ibaresine yer verilmesi, 2- Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı 28.05.2018 - 26.02.2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "15.253,97 TL" yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "15.502,14 TL" olarak tayin edilmesi, davacının tutuklu kaldığı 02.05.2019 - 02.01.2020 tarihleri arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "16.177,00 TL" yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "16.515,44 TL" olarak tayin edilmesi ve davacının tutuklu kaldığı 15.04.2020 - 07.12.2021 tarihleri arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "51.469,29 TL" yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "52.489,48 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.