Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/867 E. 2024/6106 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/867
- Karar No
- 2024/6106
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/274 E., 2023/363 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 22.906,93 TL maddi, 27.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının vekalet ücretinin 4.360,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.05.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile, 72.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin hükmün kesin olduğundan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, bozma öncesi verilen kararda vekalet ücretine hükmedildiği iş bu dosya nedeniyle de vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mükerrer ödeme olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/295 Esas – 2017/353 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 14.10.2015 – 11.04.2017 tarihleri arasında 545 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.09.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği ve davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.05.2023 tarihli kararıyla; "...A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 49.906,93 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sadece vekalet ücretinin değiştirilerek düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; ...Manevi Tazminat Talebi Yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine ilk derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 72.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu; davacı aleyhine reddedilen ve davalı aleyhine (davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarı toplamı) kabul edilen miktarların kesinlik sınırının üstünde olduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Dairemizin 02.05.2023 tarih ve 2021/8015 Esas - 2023/1365 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 01.03.2018 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlı Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmemesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği, vekalet ücretinin belirlendiği hükmün beşinci fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/275 Esas, 2019/600 Karar sayılı ilamında ve davacı lehine 4.360,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, ayrıca davacı lehine iş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 15.185,00 TL nisbî avukatlık ücreti takdir edilmesi gerektiği, önceki kararda verilen vekalet ücreti miktarı mahsup edildiğinde eksik kalan 10.825,10 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.