Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/532 E. 2025/2219 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/532
- Karar No
- 2025/2219
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/832 E., 2023/270 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunun 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/1, 62, 50/1-a ve 53. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli ilamıyla; basit yargılama hükümlerinin uygulanması zorunluluk bulunması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanunu’nun 66/1-e ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; zamanaşımının dolmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Yargıtay 9. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 25.12.2014 tarihli sanığın mahkumiyetine dair karar tarihi olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 25.12.2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, incelenen dosya kapsamına göre, Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.