Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3243 E. 2024/5041 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3243
- Karar No
- 2024/5041
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/163 E., 2024/79 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre, davalı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 1.180.577,83 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüne ile 75.941,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararının, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.10.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın feragat nedeniyle reddine, 475.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğini, davanın öncelikle usul yönünden incelenerek reddi gerektiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, davacı lehine hatalı vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 02.07.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasında 1083 tutuklu kaldığını beyan ettiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek davanın kısmen kabulü ile 75.941,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizine ilişkin kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.10.2023 tarihli kararıyla; "... Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre de; Hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden; Davacının, tazminata esas dosyada ödediği vekalet ücreti masrafının, ceza evinde yapmış olduğu giderlerin, tayin bedeli zararının mahkemeye gelip gitme ulaşım bedelinin, bilirkişi rapor ücretinin 5271 sayılı 141 ve devamı maddeleri gereğince maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceğinden maddi tazminat talebinin reddi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. ... Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın feragat nedeniyle reddine, 475.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara tutuklama tarihinden faizi ile talepte bulunmasına rağmen, mahkemece kabul edilen manevi tazminata tutuklama tarihinden faizi ile karar verilmemesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.