Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3105 E. 2024/6683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3105
- Karar No
- 2024/6683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/306 E., 2023/208 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili, davalı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Yerel Mahkeme tarafından manevi tazminata ilişkin kurulan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilemez olduğu belirlenmiştir. HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği davacı vekili, davalı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının (maddi tazminat açısından kurulan hükme ilişkin olarak) temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 923.590,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın soruşturmanın açıldığı işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 37.955,00 TL maddi ve 315.000,00 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin, davacı vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, sair nedenlere ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, sair nedenlere ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; maddi tazminat talebinin kısmen kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, sair nedenlere ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas ve 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Men Etmeye Teşebbüs suçundan 24/09/2012 - 19/06/2014 tarihleri arasında 633 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi 5271 sayılı CMK hükümlerine göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1- O yer Cumhuriyet savcısının manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Her ne kadar 5271 sayılı CMK'nın 142/8. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerine ilişkin kararlara karşı, Cumhuriyet savcısının kanun yoluna müracaat edebileceği belirtilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/12/1977 tarih, 393/435 sayı ve 23/03/1992 tarih, 3/68-91 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kişisel hakka ilişkin taleplerle ilgili olarak Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunamayacağı; bu kapsamda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında, Cumhuriyet savcısının belirlenen tazminat miktarına yönelik olarak temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının manevi tazminat miktarına yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 2- Davalı vekilinin, davacı vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının maddi tazminata ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davalı vekilinin, davacı vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.