Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2152 E. 2024/7107 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2152
- Karar No
- 2024/7107
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/836 E. 2023/660 K. SUÇ : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 08.03.2022 tarihli, 2020/6173 Esas, 2022/1736Karar sayılı ilamı ile basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir. 2.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, mahkemece seri muhakeme usulünün uygulanmasına dair kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK'nın 223/8.maddesi gereğince durmasına karar verilerek dosyanın savcılığa gönderildiği ve Saray Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın yurt dışında olması sebebiyle seri muhakeme usulünün uygulanamadığından bahisle dosyayı mahkemesine göndermesi üzerine mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Seri muhakeme usulü işlemi durma kararı verilmiş. Durma kararı zamanaşımı süresini durdurduğundan düşme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 179. maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 26.11.2015 tarihli mahkumiyet hükmü olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı temyize konu karar tarihinden önce 26.11.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemece sanık hakkında CMK'nun 223/8. maddesi gereğince açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.