Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/598 E. 2024/4347 K. – Boşanma

Konu: Boşanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/598
Karar No
2024/4347
Karar Tarihi
Konu
Boşanma

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/42 E., 2016/190 K. SUÇLAR : Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık ... hakkında tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve sanıklar ... ile ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kurulan hükümlerin; katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemece sanık ... hakkında tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve sanıklar ... ile ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanın temyiz itirazlarının reddi ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 15.01.2019 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. 2. Dairemizin 15.01.2020 tarihli ve 2019/986 Esas, 2020/516 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, sanıklar ... ... ile ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanın temyizi ile ilgili olarak ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanın temyiz itirazlarının reddi ile sanık ... hakkında tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve sanıklar ... ile ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 09.03.2020 tarihli ek Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. 3. Dairemizin 01.06.2022 tarihli ve 2020/726 Esas, 2022/4319 Karar sayılı kararı ile süre tutum dilekçesinde gerekçeli kararın tebliğini talep eden katılana gerekçeli kararın tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesi, aksi hâlde gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılana tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve verilmesi durumunda gerekçeli temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi, verilmemesi durumunda süre tutum dilekçesine dayalı olarak temyiz incelemesi yapılması amacıyla dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Dairemizin 01.06.2022 tarihli tevdi kararı uyarınca gerekçeli kararı tebellüğ eden katılan tarafından gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamasının ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.02.2023 tarihli ve 12 - 2023/16057 sayılı Tebliğnamesiz gönderme yazısı ile Dairemizin 01.06.2022 tarihli kararında açıklanan eksikliğin giderildiği belirtilerek dava dosyası tekrar Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz sebepleri; usûl ve kanuna aykırı beraat hükümlerinin bozulması ve sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mağdur ...'nın nişanlısı tanık ... öz teyzesinin oğlu, tanık ...’in eski eşi tanık ... öz halasının kızı olan ve onlarla karşılıklı apartmanlarda oturmakta olup, tanık ... ile tanık ... arasındaki boşanma davasında da tanık ... lehine ifade veren sanık ... ile mağdur ...'nın komşu, birbirleriyle kardeş olan diğer sanıklar ... ile ...'nın ise mağdurun oturduğu sokakta iş yeri sahibi oldukları, 2013 yılı ile şikayet tarihi olan 04.04.2014 tarihleri arasında, sanık ...'nun, el kol hareketleri yapıp, belirli aralıklarla mağdurun ziline basarak, mağdurun huzur ve sükununu bozduğu, mağdurla karşılaştıklarında da “Sana ne yapacağımı biliyorum, burası benim ülkem, burada benim kanunlarım geçerli, o…pu, fahişe” demek suretiyle basit tehdit ve hakarette bulunduğu, ayrıca, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, evinin balkonunda bulunan ya da binaya girip çıkan veya pazarda alışveriş yaparken, balkonda çamaşır asarken, yemek yerken mağdurun çeşitli fotoğraflarını çektikleri, ayrıca sanıklar ... ile ...'nın iş yerlerinin önünden geçen mağdurun normal görüntülerini CD yaparak sanık ...'na verdikleri, söz konusu görüntülerin tanık ... ile tanık ...’in tarafı oldukları 21.05.2012 tarihli boşanma davasına sunulduğu gibi, sanıkların mağdura ait resim ve fotoğrafları internet sayfalarına da koydukları iddialarına dayalı olarak sanık ...'nun 5237 sayılı TCK'nın 106/1, 123/1, 125/1, 134/1, 136/1. ve sanıklar ... ile ...'nın aynı Kanun'un 134/1, 136/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de sanıkların, savunmalarının aksine, mahkûmiyetlerine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak sanık ... hakkında tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve sanıklar ... ile ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanıklar ..., ... ve ...'ya yüklenen 6352 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/3. maddesinde yer alan "Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur." biçimindeki düzenleme de dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-d maddesi uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, ancak sanık ...'na yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 106/1, 123/1, 125/1. maddelerindeki tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret ve sanıklar ..., ... ile ...'ya yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıkların savunmaları alınarak sorguya çekildikleri 26.03.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 26.03.2023 tarihinde dolduğu anlaşılmakta ise de 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinde yer alan "Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." şeklindeki düzenlenme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli ve 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar sayılı kararında yer alan "... CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen 'derhal' sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği..." biçimindeki açıklamaları gözetilerek, dava dosyasının esasının incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklara yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesine dayalı olarak verilen Bakırköy 50. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/598, K. 2024/4347, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-598-e-2024-4347-k-6764f978b0df