Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5961 E. 2025/2837 K. – Müstehcenlik

Konu: Müstehcenlik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5961
Karar No
2025/2837
Karar Tarihi
Konu
Müstehcenlik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1179 Değişik iş SUÇ : Müstehcenlik İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Müstehcenlik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.10.2022 tarihli ve 2022/4755 soruşturma, 2022/1208 esas, 2022/842 sayılı iddianamenin iadesine dair Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli ve 2022/269 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/1179 değişik iş sayılı kararı 21.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 94660652-105-11-1702-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89841 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89841 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği nazara alındığında, şüphelinin kimlik bilgileri net olarak tespit edilmeden iddianame düzenlendiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, şüphelinin Afgan vatandaşı olduğu, Bilecik İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 06/10/2021 tarihli ve 5168 sayılı yazı içeriğinden şüphelinin adres kaydı ile 99593483864 yabancı kimlik numarasına sahip olduğunun anlaşıldığı, soruşturma aşamasında savunmasının alındığı ve ifadesinde adresini de beyan ettiği, düzenlenen iddianamede de şüphelinin ana-baba adı, doğum tarihi, uyruğu ve adresi açıkça belirtildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma, 5271 sayılı CMK'nın 309 ve 310. maddelerinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde, hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozmaya, ancak istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık hâlinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Ciddi boyuta ulaşmayan ve sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi, bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır. Bu bağlamda delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle hükmün kanun yararına bozmaya konu edilmesinin, bu olağanüstü kanun yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmayacağında kuşku bulunmamaktadır. İncelenen dosya kapsamına göre; Bilecik İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 06/10/2021 tarihli ve 5168 sayılı yazı içeriğinden şüphelinin adres kaydı ile 99593483864 yabancı kimlik numarasına sahip olduğunun anlaşıldığı, soruşturma aşamasında savunmasının alındığı ve ifadesinde adresini de beyan ettiği, düzenlenen iddianamede de şüphelinin ana-baba adı, doğum tarihi, uyruğu ve adresi açıkça belirtildiği ve düzenlenen iddianamede de bu bilgilere yer verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/1179 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5961, K. 2025/2837, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5961-e-2025-2837-k-dc9e9a980359