Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5954 E. 2025/2835 K. – Müstehcenlik
Konu: Müstehcenlik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5954
- Karar No
- 2025/2835
- Karar Tarihi
- Konu
- Müstehcenlik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/123 E., 2022/514 K. SUÇ : Müstehcenlik İNCELEME KONUSU HÜKÜM : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Müstehcenlik suçundan hükümlü ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı TCK'nın 226/4 maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2013 tarihli ve 2012/923 Esas, 2013/726 Karar sayılı kararın 18.12.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresinin başlamasına müteakip, hükümlünün 01.05.2013 tarihinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan TCK'nın 226/4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/123 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararının istinaf edilmeksizin 28.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 94660652-105-34-10720-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90149 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90149 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
Sanığın 13/11/2010 tarihinde işlemiş olduğu müstehcen yayınları alışveriş merkezleri dışında satışa arzetmek suçundan eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddeleri gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu,
Sanığın 19/09/2012 tarihinde sorgusu yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18/12/2013 tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin durduğu, yeni suçun işlendiği 01/05/2015 tarihinde dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, bu itibarla durma süresinin 1 yıl 4 ay 13 gün olduğu,
Bu haliyle, sanığın sorgusunun yapıldığı 19/09/2012 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 02/06/2022 tarihine kadar geçen süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 1 yıl 4 ay 13 günlük süre mahsup edildikten sonra kalan sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Hükümlüye isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin 5237 sayılı TCK'nın 226/4. maddesinde düzenlenen müstehcelik suçunu oluşturduğu, anılan suç, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, aynı Kanun'un 67/2-a maddesi gereğince zamanaşımı son kesen işlemin 28.11.2011 tarihli sorgu olduğu, zamanaşımı süresinin durduğu sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 18.12.2013 tarihi ile ikinci suçun işlendiği 01.05.2015 tarihi arasındaki 1 yıl 4 ay 13 günlük sürenin eklenmesi ile bu tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımının karar tarihi olan 02.06.2022 tarihinden önce dolduğu gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin bulunmadığı da dikkate alınarak, hükümlü hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla 02.06.2022 tarihli duruşma sonunda yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/123 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/2-a ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. fıkrası gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.03.2025 tarihinde karar verildi.