Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5471 E. 2025/6272 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5471
Karar No
2025/6272
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1449E., 2022/2499K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılması, sanık: A) ...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000 TL APC ile cezalandırılması, taksitlendirme (20 taksit), hak yoksunluğu, B)...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 53.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 hapis ve 6660 TL APC ile cezalandırılması, taksitlendirme (16 taksit) hak yoksunluğu C) ...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 53.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6660 TL APC ile cezalandırılması, taksitlendirme (16 taksit), hak yoksunluğu D)...'nın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 53.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3320 TL APC ile cezalandırılması, taksitlendirme (10 taksit), hak yoksunluğu E) ...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 51/1-3, 53.maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 1660 TL APC ile cezalandırılmasına hapis cezasının ertelenmesine, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve2017/69 (E) , 2021/371 (K). sayılı ilamıyla sanıklar hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanıkların 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/3-3, 51.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı Sanık ... müdafii, sanık ... . müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde; Yerel Mahkeme hükmü kaldırılarak sanık ...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 53maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 53.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 hapis ve 6660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 53.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4,53.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın 2863 sayılı yasanın 65/1, TCK 62/1, 52/2-4, 51/1-3, 53.maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 1660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, karar verilmiş hükümlere karşı sanık ... müdafii, sanık ... müdafii,sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ... ve ...'ın temyiz isteği; suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, suça konu alanın doğal sit alanı olduğunu bilmediklerine, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, zararı gidermeye hazır olduklarına, haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suça konu yerin sit alanı olduğunu öğrendikten sonra ilgili yeri terkettiğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sit alanı olduğuna dair bildirim yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığına, sit alanında zararın doğmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Sanık ... .. müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sanığın suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine, suça konu bölgenin sanığın atalarınca tarım amaçlı olarak kullanıldığına, bildirimin yapılmadığına, sanığın bir anda tarım yaptığı araziyi boşaltamadığına ancak şu an itibarıyla bölgeyi terkettiğine, sit alanında zarar oluşmadığının tespit edildiğine, sanığın beraatine aksi kabul halinde lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suça konu alanın doğal sit alanı olduğunu bilmediğine, öğrendiğinde ise derhal işgale son verdiğine, bilirkişi raporuyla da sit alanında zarar oluşmadığının tespit edildiğine, idarenin bölgenin sit alanı olduğuna dair usulünce ilan bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğine, ilan tutanaklarının bulunmadığına, sanığın doğal sit alanı olduğunu öğrendiği bölgede gül ekimi yapabilmek için .. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuruda bulunup, belirtilen alanın kiralanmasına dair izin aldığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sit alanı olduğunu öğrenmesinin ardından hakkında mahkumiyet hükmü kurulan diğer sanıkların aksine bölgeyi eski hale getiren sanık hakkında en ağır cezanın verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından sanıklar ve temyiz dışı haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar ile yargılama sırasında vefat ettiği tespit olunan sanıkla birlikte toplam on sanık hakkında 18.08.2016 tarihli tespit tuanağı ile .. Gölü .. ili .. ilçesi .. Beldesi .. Mahallesi .. Mevkii .. Gölü 1. derece doğal sit sınırları içerisinde kalan alanda tarımsal ve zirai faaliyetlerde bulunarak sit alanına izinsiz fiziki müdahalede bulundukları iddiasıyla haklarında ayrı ayrı kamu davaları açılmış ve Yerel Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilerek yürütülen yargılama kapsamında; Sanık ...'ın 28.704,60 m² güllük, 25.352,58 m² güllük, 16.598,38 m² tahıl, 3.317,76 m² kirazlık olmak üzere dört ayrı yerde tarımsal faaliyette bulunması nedeniyle her bir yerle ilgili hakkında dört ayrı iddianameyle kamu davası açıldığı, Sanık ...'ın 2.371,12 m² sebzelik, 26.595,92 m² güllük, 1.341,84 m² sebzelik olmak üzere üç ayrı yerde tarımsal faaliyette bulunması nedeniyle hakkında üç ayrı iddianameyle kamu davası açıldığı, Sanık ...'ın 34.141,24 m²'lik yerde güllük yapmak suretiyle tarımsal faaliyette bulunduğu, Sanık ...'nın 13.766,68 m²'lik yerde güllük yapmak suretiyle tarımsal faaliyette bulunduğu, Sanık ...'ın 8.471,18 m²lik alana tahıl ekerek fiziki müdahalede bulunduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı, Anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın mülga .. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 25.05.1998 tarih ve 3834 sayılı kararı ile sınırları belirlenen .. Gölü 1. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde olduğu, anılan sit kararının usulünce ilan edildiğinin tespit edildiği, dosya kapsamında sit kararına ilişkin olarak ... Valiliği İl Kültür Müdürlüğünün 31.05.1999 tarihli yazılarında 29/04/1999 tarihinden itibaren 15 gün müdürlük panosunda asılı kalarak ilan edildiği, yine ... İlçesi ... Belediye Başkanlığının 17.05.1999 tarihli yazılarında belediye tellalı .. ... tarafından 03.05.1999, 05.05.1999 ve 07.05.1999 tarihlerinde 3 kere ilan edildiği, ... Halk Kütüphanesinde 30.04.1999 tarihinde müdürlük ilan panosuna asılmak ve okunmak suretiyle halka duyurulduğu anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece 21.11.2020 tarihinde icra edilen keşifte yapılan gözlemde temyize konu sanıklardan ..., ... tarafından dava konusu edilen tüm yerlerin boşaltıldığı ve kullanılmadığının tespit edildiği, keşif üzerine dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporuna göre sanıklar tarafından izinsiz olarak zirai faaliyet yapılan alanların terk edilmiş olduğu ve davaya konu alandaki çevresel değertendirmede, sit alanında çevresel geçici veya kalıcı herhangi bir tahribata rastlanılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; temyize konu tüm sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde; İlk derece mahkemesi tarafından sanıkların fiziki müdahalede bulundukları yer sayısı ve fiziki müdahalede bulunan yerlerin yüz ölçümleri göz önüne alınarak suç kastlarının yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığına göre temel cezada teşdit uygulanması hususu değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak sanıkların alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz istemi bakımından yapılan incelemede; Tüm dosya kapsamından sanıklar tarafından tarımsal faaliyette bulunulan yerlerin Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25.05.1998 tarihli ve 3834 sayılı kararı ile sınırları belirlenen ... Gölü 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, sit kararının mahallinde uygun vasıtalarla ilan edildiği ve ilan tutanaklarının dosyada mevcut olduğu, sanığın uzun zamandır ecrimisil bedeli ödemesinin, 1. derece doğal sit alanında izinsiz tarımsal faaliyet yapabilmesine olanak sağlamadığı ve eylemlerini hukuka uygun hale getirmeyeceği tespit olunarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'nın temyiz istemleri bakımından yapılan incelemede; Sanıklardan ... ve ... yönünden; .. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/65 Esas sayılı dosyası ile verilen mahkumiyet hükümlerinin Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/436 Esas sayılı dosyasında istinaf aşamasında olduğu, dava dosyalarının aynı sanıklara ve aynı suça ilişkin olduğu da dikkate alındığında bu sanıklar yönünden davaya konu edilen eylemlerin aynı olup olmadığı belirlenerek Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/69 Esas ve 2017/65 Esas sayılı dava dosyalarının birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayin kılınması gerektiğinin gözetilmemesi, Sanıklar ... ve ...'ın aşamalardaki savunmalarında davaya konu yerin sit alanında kaldığını bilmedikleri ve öğrendikleri anda boşalttıklarını beyan ettikleri, Yerel Mahkemece 21.11.2020 tarihinde icra edilen keşifte yapılan gözlemde temyize konu sanıklardan ..., ... tarafından dava konusu edilen tüm yerlerin boşaltıldığı ve kullanılmadığının tespit edildiği, keşif üzerine dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporuna göre sanıklar tarafından izinsiz olarak zirai faaliyet yapılan alanların terk edilmiş olduğu ve davaya konu alandaki çevresel değertendirmede, sit alanında çevresel geçici veya kalıcı herhangi bir tahribata rastlanılmadığına ilişkin tespit karşısında yüklenen suç açısından sanıkların suç işleme kastı bulunmadığından beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetlerine dair hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5471, K. 2025/6272, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5471-e-2025-6272-k-91bd7cbd1974