Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/457 E. 2024/150 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/457
Karar No
2024/150
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 01.09.2015 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 01.09.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.06.2010 tarihinde Erzurum Özel Yetkili C.Savcılığı tarafından ifadesinin alındığını, daha sonra hakkında iddianame ile İstanbul Özel yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesine 2010/283 esas sayılı dosya ile yargılama yapıldığını, yargılama sonucunda müvekkilinin 16 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığını, müvekkilinin haksız olarak 11.02.2011 tarihi ile 09.10.2013 tarihleri arasında 971 gün tutuklu kaldığını, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurular sonucunda yüksek mahkemenin 18.06.2014 tarihinde ihlal kararı verdiğini, Anayasa mahkemesinin ihlal kararı sonrasında yargılamanın yenilenmesi mekanizması işletilerek özel yetkili mahkemelerin kaldırılması nedeni ile İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas sayılı dosyası kapsamında yargılamaya devam edilerek 07.04.2015 tarihinde tüm sanıkların beraatlerine karar verildiği, ayrıca dijital sahtekarlıkları yapan şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararının müvekkili yönünden temyiz edilmeksizin 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği belirtilerek müvekkili adına haksız tutuklandığı süreler için maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 2. Davalı vekili 16.09.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 89.586,56 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2020/10974 Esas, 2022/1044 Karar sayılı ilâmıyla; "1-Davacı ile ilgili tutuklama ve tahliye müzekkerelerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 1-Davacının yakınlarının seyahat ve konaklama giderlerinin, bilirkişi raporları ve tercümelere ilişkin yapılan harcamaların, davacının birikim hesabından yapılan harcamaların, davacının kayın biraderinin davacının eşine borç olarak yatırdığı miktarın, davacının cezaevinde yapmış olduğı harcamaların ve tayın bedelinin 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin dikkate alınmaması, 2-Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/155 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.072,00 TL maddi, 275.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.02.2023 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davanın reddi gerektiğine, 2.Hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna, 3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, 4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, 5.Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğuna, 6.Sair nedenlere, ilişkindir. B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine, 2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, 3.Sair nedenlere, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü Mahkemece İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine davacının tutuklu kaldığı sürelere ilişkin ve kararın kesinleşip kesinleşmediği, tutukluluk sürelerinin başka cezasına sayılıp sayılmadığı hususunda yazılan yazıya bu mahkeme tarafından verilen cevabi yazıda, sanığın gözaltında kalmadığı, kapatılan İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/283 esas sayılı dosyasında 11.02.2011 tarihinde tutuklandığı, 09.10.2013 tarihinde tahliye edildiği, sanık hakkında tazminat davasına ilişkin başka bir mahkeme ile herhangi bir yazışma yapılmadığı, ayrıca tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edildiğine dair UYAP sisteminden yapılan araştırmada herhangi bir kayda rastlanılmamış olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davacının maddi tazminat talebi yönünden dosya uzman bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi Ziya Tuncay Akben tarafından sunulan 30.09.2022 tarihli rapor ve davacının dosya kapsamında sunmuş olduğu belgeler birlikte değerlendirilerek davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabul edilerek 16.072,00 TL'nin haksız tutuklama tarihi olan 11.02.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının sosyal ekonomik durumu, tutuklu kaldığı süre ve karar tarihindeki paranın alım gücü hükmedilecek miktara 11.02.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek olması hususu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 275.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilmiş ve davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 275.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 11.02.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/181 esas, 2015/145 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Men Etmeye Teşebbüs suçundan 11.02.2011-09.19.2013 tarihleri arasında 971 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, anlaşılmıştır. A.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; ... e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, ... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. ... Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. A.2.Hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının talep etmiş olduğu maaş farkına ilişkin maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu talebe ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. A.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna dair temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. A.4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. A.5.Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinde hukuka aykırılık görülmemiştir. A6.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde gerekçe bölümünün (A.2.) paragrafında açıklanan neden dışında herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden B.1.Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının yakınlarının seyahat ve konaklama giderlerinin, bilirkişi raporları ve tercümelere ilişkin yapılan harcamaların, davacının birikim hesabından yapılan harcamaların, davacının kayın biraderinin davacının eşine borç olarak yatırdığı miktarın, davacının cezaevinde yapmış olduğı harcamaların, tayın bedelinin ve diğer maddi taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir. B.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Gerekçe bölümünün (A.3.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir. B.3.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden Gerekçe bölümünün (A.6.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A.2.) nolu bendinde açıklanan nedenle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/155 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasının tamamen çıkarılarak yerine "Davacının maddi tazminat talebinin reddine" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/457, K. 2024/150, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-457-e-2024-150-k-5f0328faaad8