Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3797 E. 2025/2418 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3797
Karar No
2025/2418
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2661E., 2022/3724K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/79 E., 2019/421K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 51/1-3, maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık ... suçtan zarar gören kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/1836E., 2021/3489K. sayılı ilamıyla; "Çanakkale Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün suçtan zarar gören sıfatında bulunması gereği olarak, CMK'nın 233. ve 234. maddeleri uyarınca kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma imkanı sağlanmadan, duruşmada kanunen hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş olması ve de Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 06/04/2021 tarih, 2019/4989 Esas ve 2021/3315 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suça konu izinsiz uygulamaların niteliği (basit-esaslı) ile suça konu müdahaleler nedeniyle sit alanında zarar doğup doğmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi yönünden bilirkişiden her bir izinsiz müdahalenin ayrı ayrı nitelendirilmesi yönüyle ek rapor alınarak raporda yapılacak tespitlerde dikkate alınmak suretiyle sanığın eyleminin hukuki vasıflandırmasının yapılması ayrıca sanığın aşamalardaki savunmasında bina içerisinde bulunan çelik konstrüksiyonlu sistemin kendisi tarafından yapılmadığını kiraladığında mevcut olduğunu iddia etmesi karşısında kiraya veren Mustafa Kemal Kızoğlundan bu husus sorulmak suretiyle söz konusu çelik konstrüksiyon sisteminin kim tarafından ne zaman yapıldığının tespit edilmesi ile sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde bildirdiği ilgili kurula sunulan projenin sanığın kastının belirlenmesi yönünden akıbeti de araştırılarak suretiyle bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 51/1-3, maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; CMK 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf yoluna başvurulan karardan sanığın cezalandırılmasına ilişkin gerekçe ve tüm hüküm fıkralarının çıkarılarak, yerine "1)Sanık ...'in üzerine atılı tescilli yapıda inşai ve fiziki müdahalede bulunma suçunda kasıt yokluğu nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE, 2)Sanık yargılamada kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, lehine 5.100 TL maktu avukatlık ücreti takdiri ile bu ücretin Hazineden alınarak sanığa verilmesine, 3)Yapılan yargılama giderlerinin CMK'nın 325/3 maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesine," ibareleri yazılmak suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 28.06.2018 tarihli 4739 karar sayılı yazısı ile Çanakkale İli Kemalpaşa Mahallesinde bulunan kentsel sit alanında yer alan sivil mimarlık örneği olarak korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı vasfıyla tescil edilen ve koruma amaçlı imar planı kapsamında birinci derece koruma alt bölgesinde kalan özel mülkiyet adına kayıtlı olan ve ... ile ... sahibi olduğu 196 ada, 35 parseldeki tescilli taşınmazda izinsiz tadilat ve tamirat yapıldığının belediye görevlilerince tespiti üzerine 28.02.2018 tarihinde mühürleme işlemi yapılarak yapı tatil zaptı düzenlendiği, 11.06.2018 tarihinde Müdürlük uzmanları tarafından yerinde yapılan incelemeye göre bahse konu yapı içerisinde içinde çelik konstrüksüyonlu sistem kurularak yapının üst katına çıkan metal bir merdiven ilamalatı yaptırarak giriş bölümünün sağ tarafına ytong malzeme ile bar ünitesi imal ederek yapının arka cephe bölümündeki iç mekanda ocak yaparak ve yine yapının arka bahçesinde arka cepheye bitişik durumda tek katlı bir eklenti yapıldığının tespiti nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasına ve taşınmaza ilişkin hazırlanacak rölöve-restitüsyon ve restorasyon projelerinin Kurula iletilmesine karar verilmesi üzerine sanık hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında çelik konstrüksüyonlu sistemi kendisinin yapmadığını, yapılmış olan imalatların tamamının imar kanunu anlamında basit tadilat ve nitelikli ve sökülebilir demonte imalatlar olduğunu, binanın ana yapısını zarar verecek hiç bir imalat yapmadığını, binanın tescilli kültür varlığı olduğunu sözleşme yapılırken bildiğini, basit tadilat yaptığı için izin alınması gerektiğinin kendisine söylenmediğini, yapılan tadilatın ana yapıya zarar vermemesi sebebiyle suç olduğunu bilmediğini, üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, sanığın davaya konu taşınmazı 01.06.2017 tarihinden itibaren 1 yıllık olarak kiraladığı ve kira sözleşmesi içeriğinde taşınmazın tarihi eser niteliğinde olduğunun belirtildiğinin tespit edildiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, Türk Ceza Kanununun 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamı doğrultusunda Yerel Mahkemece yürütülen yargılama sırasında aldırılan ek bilirkişi raporuna göre; taşınmazda izinsiz yapılan uygulamalardan çelik konstrüksüyon uygulaması dışında tamamının kaldırılmış oldukları ve geri dönüşümü mümkün olmayan bir zarar oluşmadığının belirtildiği, çelik konstrüksüyon uygulamasının ise esaslı onarım niteliğinde olup halen mevcut olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmasında davaya konu edilen çelik konstrüksüyon uygulamasını kendisinin yapmadığını taşınmazı kiraladığında var olduğunu beyan ettiği, kiraya veren ...'nun tanık olarak alınan beyanında sanık tarafından kiralanmadan önce bina içerisinde çelik konstrüksüyon uygulamasının olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.

Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.04.2022 tarihli yazısı ile Çanakkale K.V.K.B.K.'nın 26.02.2020 tarih ve 6051 sayılı kararı ile davaya konu tescilli taşınmaz için sunulan restorasyon projesinin uygun görüldüğünün belirtildiği anlaşılmıştır.

Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "...Sanığın dava konusu taşınmazda yaptığı ''yukarı çıkan metal merdiven, arka bahçede tek katlı eklenti'' gibi işlerin esaslı onarım niteliğinde inşai ve fiziki uygulamalar olduğu, sanık her ne kadar bu uygulamaları kaldırmış ise de eylemlerinin 2863 sayılı yasanın 9. maddesi kapsamında olup, aynı yasanın 65/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, sanık savunması, tanık beyanı, sanığın ikrarı, soruşturma esnasında mahallinde yapılan inceleme sonucu Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca düzenlenen rapor , mahallinde yapılan keşif ve keşifte hazır bulunan arkeolog bilirkişinin 26/04/2019 tarihli kök ve 17/03/2022 tarihli ek raporu ile sabit görüldüğünden" gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;"... Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 26/04/2019 tarihli bilirkişi raporu ve Dairemizin bozma kararı sonrası alınan 17/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporu ile kiraya veren tanık ...'nun beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde suça konu binadaki izinsiz uygulamalardan 1 nolu (Tescilli yapı içinde çelik konstrüksiyonlu bir sistem kurulması) eylemin sanık tarafından yapılmadığının sabit olduğu, 2, 3, 4, ve 5 nolu imalatların ise tamamen kaldırılmış olup izinsiz yapılan ve sonrasında kaldırılmış olan tüm bu inşai uygulamalar neticesinde yapıda geri dönüşümü mümkün olmayan bir zarar oluşmadığının teknik bilirkişinin rapor ve ek raporu ile sabit olduğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 21/01/2021 tarih, 2017/7531 Esas ve 2021/489 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere sanık tarafından yapıldığı belirlenen 2, 3, 4, ve 5 nolu imalatların tamamen kaldırılmış olması ve yapıda meydana gelen bir zararın da söz konusu olmamasına göre manevi unsur yokluğu nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-c. maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," gerekçeleriyle hükmün kasıt yokluğu nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın suç kastının bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise,Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3797, K. 2025/2418, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3797-e-2025-2418-k-8b91da05c71c