Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2633 E. 2025/2964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2633
- Karar No
- 2025/2964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2738 E., 2022/3334 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 121.831,93 dolar, 31.839,63 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın el koyma itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 30.380,15 TL maddi tazminat el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kazanç kaybı ve değer kaybı hususlarının da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, yabancı para üzerinden hesaplama yapılması gerekirken Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna, manevi tazminat talebi de olmasına karşın manevi tazminata ilişkin hüküm kurulmadığına, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/222 Esas - 2018/275 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacıya ait 515 kap döşemelik ürüne 5607 Sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında 18.04.2017 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedilerek karar kesinleştiğinde elkonulan eşyaların satılarak tasfiye edilmiş olması nedeniyle satış bedelinin iadesine karar verildiği, kararın 18.02.2019 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, el konulan eşyaların 20.02.2018 tarihinde 144.600,00 TL'ye satıldığı ve 26.12.2019 tarihinde davacıya tasfiye bedeli olarak masraflar ve vergiler düşüldükten sonra 89.674,69 TL ödendiği, el koyma tarihindeki el konulan eşyanın gümrüklenmiş değerine, satışın yapıldığı 20.02.2018 tarihine kadar yürütülecek yasal faizin maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirlenerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2021 tarih ve 2021/1898 Esas - 2021/4699 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 03.11.2020 tarihli manevi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda manevi tazminat konusunda karar verilmemesi, 2.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası kapsamında davacıya ait 515 kap döşemelik ürüne el konulduğu anlaşılmakla, el konulan eşyanın el koyma tarihindeki piyasa fiyatının mahkeme kanalıyla araştırılıp, tasfiye sonucu elde edilen satış bedelinin düşülmesinden sonra kalan miktarın talep gereği el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.