Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2318 E. 2024/195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2318
- Karar No
- 2024/195
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat, düşme TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, şikayetçi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümleri katılan ... vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükümleri şikayetçi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik şikayetçi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin temyiz istekleri yönünden; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Şikayetçi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2016/105 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı, imar kirliliğine neden olma suçlarından sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesi kararı verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.01.2023 tarihli, 2022/164695 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; her iki suç yönünden sanıkların mahkûmiyetine karar verilesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere, 2. Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; her iki suç yönünden sanıkların mahkûmiyetine karar verilesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemenin Kabulü "Her ne kadar sanıkların Kavacık Ertürk Mahallesi, 7 nolu A ve B bloklar üzerinde çekme kat ve kat ilavesi yaparak atılı suçu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerlerine atılı imar kirliliğine neden olma suçu bakımından 05.06.2017 tarihinde yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporlarından söz konusu ruhsata aykırı yapıların yıkılarak eski hale getirildiğinin tespit edildiği anlaşılmış, TCK'nın 184/5 inci ve CMK'nın 223/8 inci maddeleri gereğince açılan kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir Mahkememizce yapılan yazışmalardan da anlaşılacağı üzere Koruma Bölge Kurulu kararının ilan edilmediği açıktır. Anayasa mahkemesinin iptal gerekçesinde de ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere suç ve cezada kanunilik ilkesi doğrultusunda koruma bölge kurulu kararlarının ilan edilmiş olması zorunludur. Vatandaşın koruma alanlarında uyulacak şartların neler olduğunu bilmesi gerekir. Şahıslara soyut olarak bölgenin sit alanı olduğunu bilmesi uyulacak esasları bildiğini ve dolayısıyla belirlilik ilkesinin oluştuğunu göstermez. Ayrıca bu durumda aynı eylem nedeniyle yapılacak savunmaya göre beraat veya mahkumiyet kararı verilmesi ve farklı uygulamaların ortaya çıkması neticesini doğuracaktır. Suçlar ve cezada kanunilik ilkesi gereğince kurul kararı ilan edilmeli ve uyulacak esaslar bu şekilde belirlenmelidir. Olayımızda bu gerçekleşmediğinden sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraati yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur." 2. 23.01.2012 tarihli yapı tatil zaptı ile (A) ve (B) bloklarda çekme kat ile kat ilavesi yapıldığının ve 1. bodrum katın genişletildiğinin tespit edilmesi üzerine sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan dava açıldığı, Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2013 tarihli, 2012/642 Esas, 2013/167 Karar sayılı ilamı ile sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verildiği, hükmün katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 13.01.2016 tarihli ilamı ile hükmün bozulduğu, bozma ilamı doğrultusunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı ve her iki dosyanın birleştirildiği, mahkemece, suça konu eylemlerin kaldırıldığı gerekçesi ile her iki sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasına ilişkin olarak düşme, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan beraat hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan ... Vekilinin 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik, Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı, katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin imar kirliliğine neden olma suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan ... Vekilinin, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Sanıklar hakkında aynı eyleme ilişkin olarak ayrı iddianamelerle 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açıldığı anlaşılmakla; sanıklar tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 184 üncü maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, “özel normun önceliği” ilkesi gereği eylem 2863 sayılı Kanuna göre değerlendirilip, imar kirliliğine neden olma suçundan sanıklar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan suçtan beraat hükmü tesis edilmek suretiyle, tek eylemden iki farklı suç nitelendirmesi ile ayrı hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; 1.Sanık ...'in Beraati Yönünden Mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 19.12.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda, sanık ...'e ait (A) blokta suça konu çekme kat ve çatı katı ilavelerin kaldırıldığı tespit edildiğinden, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2.Sanık ...'nun Beraati Yönünden Dosya kapsamında mevcut 19.12.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda, sanık ...'na ait (B) blokta suça konu çekme kat ve çatı katı ilavelerin kaldırıldığı tespit edilmekle birlikte 1. bodrum kat seviyesinde yapılan kapalı otopark olarak kullanılan ilave kısmın etrafındaki duvarların kaldırıldığının, çelik malzemeden yapılmış, çatısı örtülü sundurma yapısına dönüştürülerek açık otopark haline getirildiğinin tespit edildiği, bu itibarla dava konusu müdahalenin ortadan kaldırılmadığı anlaşılmakla, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varıklarını Koruma Kurulunun 15.11.1995 tarih ve 7755 sayılı kararının suç tarihinden önce mahallinde usulüne uygun vasıtalarla ilan edilip edilmediği hususu taşınmazın bağlı bulunduğu ilgili kaymakamlık, belediye ve muhtarlıktan araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ... Vekilinin 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik, Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2016/105 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (C-1) bendinde açıklanan nedenle Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2016/105 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Katılan ... Vekilinin, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2016/105 Esas, 2020/364 Karar sayılı hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, D. Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (C-2) bendinde açıklanan nedenle Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2016/105 Esas, 2020/364 Karar sayılı hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.