Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/227 E. 2024/261 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/227
- Karar No
- 2024/261
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, müşteki vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü, müşteki ...'nın temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 2.Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.02.2019 tarihli ve 2016/6451 Esas, 2019/1147 Karar sayılı kararı ile "Olay yerinde, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti refakatinde ve mümkün olduğu takdirde tüm sanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılarak, taşınmazın hangi bölümündeki zeytin ağaçlarının hangi sanık tarafından ne zaman dikildiğinin, başka bir deyişle, zeytin ağaçlarının yaşlarının, sanık ...'in savunmasında sözünü ettiği aşılama suretiyle ıslahın ne tür bir işlem olduğunun ve alana fiziki müdahale teşkil edip etmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, sanık ...'ın savunmasının alınması, sanıkların aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, zarar oluşmasa dahi I. derece doğal sit alanına izinsiz fiziki müdahalenin suç olduğu dikkate alınarak, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile beraate dair hüküm tesisi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2019/335 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin vekilinin temyiz nedenleri; 1. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel Mahkemenin Kabulü;" Foça ilçesi, Fevzi Çakmak Mahallesi, Sadullah Sever Mevkii, 16 g 1b pafta, 10330 ada, 1 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu alanın I. Derece doğal sit alanı olduğu, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında söz konusu yerde ağaç dikip, kümes yaptıkları gerekçesiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, suça konu yerde peyzaj mimarı, çevre mühendisi ve fen bilirkişileri eşliğinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporları ile dosya kapsamından söz konusu alan içerisinde mevcut bulunan ... zeytin ağaçlarının, sonradan yıkılan tavuk kümesi ve keşif günü mevcut olmayan domates fidelerinin sit alanının doğal yapısını tahrip etmeyeceği, bölgede yaşayan epidemik ve endemik bitkilerin doğal ortamında yetişmelerini engellemediğinin, mevcut ekosistemin ve doğal yaşamın zarar görmediği, doğal yapının bütünlüğünün bozulmadığı, kalıcı çevre kirliliğine sebebiyet verilmediğinin anlaşılması, bozma sonrası alınan ek bilirkişi raporunda zeytin ağaçları ile ilgili yapılan ıslah işleminin fiziki müdahale oluşturmayacağı tespit olmakla, sanık beyanları, bilirkişi raporları, dosyada mevcut tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerilerine atılı suçun unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği üzerilerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlarına karar verilmiştir. " denmiştir. B.Mahkemece 28.05.2019 tarihinde keşif yapılmış, keşif akabinde bilirkişilerce 19.09.2019 tarihli ve 07.12.2021 tarihli raporları sunmuşlardır. IV. GEREKÇE A. Müşteki ... Vekilinin, 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; dava konusu taşınmazın, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile; I. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla; Kültür ve Turizm Bakanlığının, doğal sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B.Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden; Sanıkların, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.04.2008 tarih ve 3805 sayılı kararı ile tescilli I. derece doğal sit alanı içerisine izin almaksızın ağaç diktiklerinin ve ayrıca sanık ...'in bahse konu alana kümes yaptıkları iddiası üzerine haklarında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.01.2016 tarih 2015/255 Esas 2016/76 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, katılan vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 24.01.2019 tarih 2016/6451 Esas 2019/1147 Karar sayılı karar ile ;“Olay yerinde, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti refakatinde ve mümkün olduğu takdirde tüm sanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılarak, taşınmazın hangi bölümündeki zeytin ağaçlarının hangi sanık tarafından ne zaman dikildiğinin, başka bir deyişle, zeytin ağaçlarının yaşlarının, sanık ...'in savunmasında sözünü ettiği aşılama suretiyle ıslahın ne tür bir işlem olduğunun ve alana fiziki müdahale teşkil edip etmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, sanık ...'ın savunmasının alınması, sanıkların aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, zarar oluşmasa dahi 1. derece doğal sit alanına izinsiz fiziki müdahalenin suç olduğu dikkate alınarak, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile beraate dair hüküm tesisi,” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkemece yeni esas alındığı ve ziraat mühendisi bilirkişiler eşliğinde 28.05.2019 tarihinde keşif yapıldığı, keşif akabinde bilirkişilerce rapor düzenlendiği ve mahkemece bozma sonrası alınan ek bilirkişi raporunda zeytin ağaçları ile ilgili yapılan ıslah işleminin fiziki müdahale oluşturmayacağı tespit olmakla, sanık beyanları, bilirkişi raporları, dosyada mevcut tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerilerine atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraat kararı verdiği anlaşılmakla; 1.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine ancak; 2.Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanıkların üzerine atılı suç yönünden unsurları oluşmadığından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde CMK’nın 223/2- c maddesi gereğince hüküm tesisi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Müşteki ... Vekilinin, 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle dava konusu yerin, I. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla; Kültür ve Turizm Bakanlığının, doğal sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, müşteki ... vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2019/335 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan birinci paragrafta; “ CMK md. 223/2-c maddesi gereği yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmaması sebebiyle ayrı ayrı BERAATİNE, ” kısmının hükümden çıkartılması ve yerine “ sanıkların üzerine atılı suç yönünden unsurları oluşmadığından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2024 tarihinde karar verildi.