Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/922 E. 2025/4700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/922
- Karar No
- 2025/4700
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 1006 E., 2020/1764 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 03.10.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Usule ilişkin bozma- esasa ilişkin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usule ilişkin olarak duruşma açılmadan karar verildiğinden bahisle hükmün bozulmasına, kabul edilmemesi halinde esasa ilişkin olarak temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi, maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine, davacının ödediği vekalet ücretinin, yol ve barınma giderlerinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine, manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/ 389 esas ve 2017/ 276 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 03.07.2017-05.10.2017 tarihleri arasında 94 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18/07/2019 Tarih, 2017/2905 Esas ve 2019/1485 Karar sayılı ilamı ile davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği , beraat hükmünün 17.09.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olarak çalışmaktayken ihraç edilip, daha sonra göreve iade edilen davacının maddi zararının olmadığı belirlenerek maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, manevi tazminatın ''7000.00TL'' vekalet ücretinin ''1.320,00TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarının değiştirilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05. 2025 tarihinde karar verildi.