Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/955 E. 2025/4696 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/955
Karar No
2025/4696
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 1331 E., 2020/3646 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 28.12.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.729,05 maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminatların yetersiz olduğuna, davacının haksız yere ihraç edildiğine, maddi tazminatın son maaşına göre hesaplanması gerektiğine ve saire ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/6 Esas, 2018/5 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 29.09.2016- 24.05.2017 tarihleri arasında 237 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken gözaltına alınmadan önce ihraç edildiği, maddi tazminatın davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme için net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Davacı lehine hükmedilecek tazminat miktarının davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı 29.09.2016-24.05.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’10.647,66’ TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’10.729,05’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/955, K. 2025/4696, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-955-e-2025-4696-k-7bbd03b51c58